Bu sene 27 Mayıs - 10 Haziran tarinleri arasında 7.si düzenlenecek olan Uluslararası Türkçe Olimpiyatları hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız:
7. Türkçe Olimpiyatları
Türkçe Olimpiyatları Haberler-Duyurular
7. Türkçe Olimpiyatları Müzikleri
7. Türkçe Olimpiyatları videoları
7. Türkçe Olimpiyatı Elemeleri - Videolar
Türkçe Olimpiyatları Resim Paylaşımları
7. Türkçe Olimpiyatları 2009
4 Mart 2009 Çarşamba
7. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI HAKKINDA
5 kıtada koşanlar Houston - New York
3 bin kişilik bir salon. Dörtte üçü dolu. Büyük kısmı çocuklardan oluşuyor. Yüzlerce bayrak. Türk, Amerikan ve Teksas bayrakları...
Bu Harmony okullar zincirinin Teksas'taki 19 okulunda gerçekleşen yarışmalardan süzülüp gelen ekiplerin final yarışması.
Mini Türkçe olimpiyatı.
Türkiye'de yapılacak olan büyük Türkçe Olimpiyatı'na hazırlık.
Üç dalda yarışma olacak. Biz de, Bugün'den Genel Yayın Yönetmenimiz Erhan Başyurt, Sabah'tan Mahmut Övür'le birlikte 14 kişilik jüri içerisindeyiz.
Şiir, şarkı ve folklor.
Necip Fazıl'dan Çile ile başlayıp, Ömer Lütfi Mete'nin Gülce'si, Arif Nihat'ın Bayrak'ı ile ve Bedirhan Gökçe'nin Sokak Çocuğu ile devam eden şiirler...
Teksas'ta...
Sonra şarkılar geliyor. Cancana, Gurbet, Karahisar Kalesi ve Gesi Bağları... Amerikalı çocuklardan tamamen Türkiye'ye has sesler...
Ardından bir folklor şöleni... Kafkas'ı, Giresun oyunları ve Silifke ile...
Salon çığlık çığlığa... Her grup çıktığında, salonu dolduran aynı okulun çocuklarının heyecan dalgası çığlıklara yansıyor.
Düşünüyorum:
Acaba Türkiye, başka hangi programla, dünyanın bilmem hangi coğrafyasında binlerce çocuğun elinde kendi bayrakları yanında ay-yıldızlı bayrağı taşıtabiliyor?
Burası Teksas'ın en büyük şehri Houston.
Bu süreçte daha başka yüzü aşkın ülkede, böyle manzaralara tanık olmak mümkün. Orta Asya'dan, Rusya'dan, Afrika'nın en uzak bölgelerinden Amerika'ya kadar...
Bu hareket, başka ülkelerde de Türk okulları açıyor. Amerika'da başka bir okul türü içinde çalışıyor.
Charter (Çartır) okulları...
Eğitim kadrosunu kurucuların oluşturduğu, öğrenim ücretini devletin ödediği bir sistem bu. Türkçe, İspanyolca gibi seçmeli bir dil ve ilginç, genelde öğrencilerin yüzde 50'si seçmeli dil olarak Türkçe'yi tercih ediyor.
Teksas'ta böyle 19 okul var, tüm Amerika'da 200'e yakın.
Şu andaki uygulamada, 5 yaşından, ana okulundan alınıyor ve ilköğretim sonuna kadar okutuluyor. Lise öğrenimi de yakında devreye sokulacak.
Okulların başarısı gittikçe kanıtlanıyor ve bu, okullara ilgiyi artırıyor. Bu sene açılan bir okula, hiçbir tanıtım çalışması yapılmadan 3 bin kişi müracaat etmiş. Oysa kontenjan 300 kişi...
Tercih sebebi ne?
Amerika'da liseye kadar olan eğitim döneminden matematik ve fen derslerinin genelde çok zayıf olması.
Bu okullar bu alanda fark oluşturuyorlar.
Bir de "öğretmen" unsuru.
Bu okulların öğretmeni başka.
Bu öğretmenler gittikleri bütün coğrafyalarda fark oluşturdular. Ama Batı ülkelerinde daha bir fark oluşturdular.
Batı'da aileler çocuklarını alıp götüren savruluşlardan şikayetçi. Her tür uyuşturucu ve öteki kötü alışkanlıkların getirdiği savruluşlardan.
Bu öğretmenler, kısa sürede öğrenci ile kurdukları iletişimle, çocukları genel toplumsal savruluşun dışına taşımayı başarıyor.
Ve bir de matematik vs. alanlarında yapılan olimpiyatlarda gösterilen başarı...
Henüz üniversite çağında öğrencileri yok ama oraya doğru yürüyorlar ve o alanda başarıyı hedefliyorlar.
İyi insan ve başarı birleşince, ilgi odağı olmakta gecikmiyorsunuz.
İşte bu... Houston'daki manzara bunun eseri.
Şimdi tüm dünyada böyle bir Türk canlılığı var.
Önemli olan, gittikleri yerlerde yadırganmayan, yabancılık tepkisine maruz kalmayan, çevre ile iletişimi (Bunun adı diyalog) gerçekleştirmiş bir Türk canlılığı bu...
Öğretmenler genç insanlar.
Çoğu 30'lu yaşlara varmamış henüz.
Kişilikleri ile bu çok farklı toplumlarda, insani bir damara hitap etmeyi başarmışlar. Ortak payda, bizim insanımızın kişiliğinde somutlaşan insanlık ortak paydası.
Türk olarak oradasınız, o kimliğinizle sergilediğiniz insani değerler ilgi ve güven odağı haline gelebiliyor.
Bizimle ilgili negatif propagandaların rahatsız edici boyutta olduğu zamanımızda, üstelik bu negatif propagandanın en etkin biçimde uygulandığı Amerika'da, bu pozitif hamleden mutluluk duymamak mümkün değil.
Üstelik hareket, Houston'da bir de Turkuaz Kültür Merkezi açmış.
Bizim de misafir edildiğimiz kültür merkezi, kültürel varlığımızın bu coğrafyaya taşınmasında çekirdek bir hizmet ünitesi olmaya aday.
Harmony eğitim kurumları ve Türk Kültür Merkezi, bir yandan Amerikalı çocuklara Türkçe'yi ve onunla bağlantılı olarak Anadolu'da boy salan kültür değerlerini aktarırken, bir başka hayati görevi daha ifa ediyor.
O da şu:
Bugün artık Amerika'da da, Avrupa'da da, dünyanın başka ülkelerinde de çok sayıda Türk aile var.
Peki bu ailelerin çocukları kendi kültür varlıkları ile nasıl tanışacaklar? Daha önemlisi kendi dillerini nasıl öğrenecekler?
-Evet, çocuklarımız Türkçe'yi unutuyor.
Bu, Türkiye'nin dışında yaşayan ailelerin Şark'tan garba en önemli problemi.
Aileler veremiyor, yaşanan ülkelerin okulları vermiyor, sonra...
Sonrası kendi kültürüne yabancılaşan çocuklar...
--Bu okullarımız, Türk ailelerin çocuklarının Türkçe'yi kaybetmemeleri için büyük önem taşıyor.
İlginç bir durum da şu:
Misafir olarak kaldığımız Turkuaz Kültür Merkezi'nde cumartesi günü, Boşnak çocukların bir sunumu vardı. Öğretmenleri onlara diyelim bir çocuk oyununu öğretmiş, o gün velilere sunum yapacaklar.
Boşnak çocuklar.
Bunu Ahıskalı çocuklar için de yapıyor Kültür Merkezi.
Yani, bir kültür coğrafyasının ortak çatısı oluyor.
Bunların ne kadar önemli olduğunu, oradaki ailelerin duygularına tanık olduğunuzda daha iyi anlıyorsunuz.
5 kıtada koşanlar, dedim başlıkta...
Öğretmen boyutunu anlattım.
Ama onlar yalnız değil.
Biz orada iken, Kayseri'den, Adana'dan da işadamları grubu orada idiler.
Houston'daki çalışmaların başlangıcında katkıda bulunmuşlar. Hizmetlerde ilk tuğlalar onların himmeti ile bulunmuş.
Gelmişler, okulları gezmişler, başarılara tanık olmuşlar, dönerken gözlerinin içi gülüyordu.
Bu hareket, Türkiye'nin canlılığı dedim.
Türkiye, bizi kimse sevmiyor, diye ağlamıyor.
"Türkiye'yi tanımak istiyorsanız, işte onun erdemli dünyası..." gibi bir iddia var bu harekette.
Denize bir şekilde atılmış ve yüzmeyi öğrenmiş bir insan varlığı söz konusu burada Türkiye adına...
Houston'da, Amerika'da iş yapan Türk işadamlarıyla da tanışma imkanımız oldu.
Amerikan ordusunun bazı ihtiyaçlarını tedarik eden bir şirketin yöneticisi genç bir insan, Atilla Bey, mülk alım satımında bölgesinin en etkin ismi haline gelmiş bir başkası (Engin Bey), işadamları derneği bünyesinde hizmet veren Ertuğrul Bey, adeta "Burada neden daha çok yokuz?" isyanını seslendiriyorlar.
"Şu kriz döneminde Zorlu, Koç, OYAK neden gelip de, bu alanın, dünyada tanınmış ama şu anda zorluklar yaşayan şirketlerinin bir miktar hissesini almaz?" diye soruyorlar.
Burada çalışınca, bu iklimin kıran kırana şartlarına karşı şerbetlenince ve koca Amerikan ekonomisinin, sonunda gelip dayandığı derin krize tanık olunca, sanki, sistemin sorunlarını baştan ayağı çözümleyen filozofça bakışlara sahip olmuşlar. Yani iş, Türkiye'den bakınca başka görünüyor, Amerika'dan, Rusya'dan, Afrika'dan, yani global pencereden bakınca başka görünüyor.
Suudi Arabistan gezimizde, işadamlarının Arapça sıkıntısı dile getirilmişti, burada bir başka dil, İngilizce sıkıntısı dile geliyor. Global oyuncu olmamak için hiçbir sebep yok. Ama dünyada oyun kuracak ve adım adım onu icra edecek kadar dil sahibi olmak şartıyla...
Bunları görünce, dünyanın geleceğine dönük umudunuz artıyor.
Türkiye, Afrika'da kurban kesti. Kuyu açtı. Katarakt ameliyatları ile Afrikalı çocukların gözlerini açtı.
Türkiye Açe'ye gitti.
İran'a, Pakistan'a gitti.
Türkiye, Avustralya'ya, Brezilya'ya, İngiltere'ye gitti.
Türkiye'nin evrenselle akrabalığı var.
Yazının sonunu şöyle bağlamak istiyorum.
-5 kıtada, iyilik üzerine olsun da, hangi saikla olursa olsun, koşanlara selam...
Kaynak: 7. Türkçe Olimpiyatları ve Köşe Yazıları
3 Mart 2009 Salı
KOLLAMA EKİBİ SİLİVRİ FATİH KOLEJİ'NDE
“KOLLAMA” EKİBİ SİLİVRİ FATİH KOLEJİ’NDE
Samanyolu televizyonunun beğeniyle seyredilen polisiye dizisi Kollama’nın kıymetli oyuncuları Silivri Fatih Kolej'ndeydi.
Kollama ekibinin en önemli karakterlerinden Necip Amir (Mehmet Özgür), Yiğit Baş komiser (Orhan Bıyıklı), Memduh Baş komiser (Ertan Kılıç) okulumuz öğrencileriyle hoş bir sohbet gerçekleştirdi. Oyuncular, yöneltilen sorulara büyük bir içtenlikle cevap verdiler. Silivri İlçe Emniyet Müdürümü Ömer Duman Bey’in de katıldığı programımız hoş görüntülere sahne oldu.
Kollama ekibinin en önemli karakterlerinden Necip Amir (Mehmet Özgür), Yiğit Baş komiser (Orhan Bıyıklı), Memduh Baş komiser (Ertan Kılıç) okulumuz öğrencileriyle hoş bir sohbet gerçekleştirdi. Oyuncular, yöneltilen sorulara büyük bir içtenlikle cevap verdiler. Silivri İlçe Emniyet Müdürümü Ömer Duman Bey’in de katıldığı programımız hoş görüntülere sahne oldu.
Okul müdürümüz Uğur Tombul Bey tarafından konuklarımıza karne takdim edilmesi hem konuklarımızı hem de öğrencilerimizi çok heyecanlandırdı. Misafir sanatçılarımız okul idaresi tarafından belirlenen tüm kategorilerden 100 tam not aldılar.
Programın sonunda da Silivri İlçe Emniyet Müdürümüz Ömer Duman Bey misafirlerimize plaket ve çiçek takdim etti.
Biz uyurken, sokakta rahatça dolaşırken, bizi kollayıp koruyan birileri var.Evet, kahraman polislerimiz her zaman görev başında.
2 Mart 2009 Pazartesi
TEK TÜRKİYE 59. BÖLÜMÜYLE EKRANDA
Tek Türkiye’de bu hafta gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.
İnanılmaz işkenceler gören Fırat’ı, Dila, Çetin’in elinden kurtarır. Fakat daha Dila ile evlenme şansı kalmayan Fırat, oldukça üzgündür. İlk fırsatta Sağırsu köyünden ayrılır. Fırat, zor durumu Tarık’a anlamıştır. Bu esnada Çetin ve terör örgütü, Zeynel Ağa ile Tarık’ın arasını açacak büyük bir komplo kurmuştur. Köyde su kaynakları yüzünden, dizanteri salgını baş göstermiş, birçok çocuk ciddi rahatsızlıklar yaşamaktadır. Zilan ise hala belgenin peşindedir. Tarık, annesi ile alakalı acı bir haber alacaktır. Fırat’ın büyük sevdası son mu bulacak, Tarık, düştüğü zor durumdan nasıl kurtulacak?
Tek Türkiye, heyecan dolu yepyeni bölümüyle Perşembe akşamı 19:40'ta Samanyolu'nda. İyi seyirler.
Kaynak: Tek Türkiye 59. Bölüm
1 Mart 2009 Pazar
ERGENEKON'A BULAŞAN HASTANELİK OLUYOR
Ergenekon'a bulaşan hastanelik oluyor!..Derin Devlet ile alakalı birçok konuya değinen Kollama dizisinin yönetmeni Gül Güzelkaya rahatsızlanıp hastaneye götürüldü. Daha sonra ise dizide Necip komiseri canlandıran Mehmet Özgür, ciddi rahatsızlık geçirdi. Hastanede serum alıp 4 saat arada dinlenip sonra sete gelen oyuncu Mehmet Özgür, dizinin en hareketli ve önemli sahnelerinde ara verilmesin diye hastalığı daha şiddetlenmedikçe sete gelip gideceğini, çekime devam edeceğini bildirdi.
Ergenekon soruşturması için içeri alınan şahısların sık sık hastaneye düşmesi medyanın dikkatinden kaçmazken, şimdilerde bu konuya en net değinen başarılı dizinin oyuncularının da hastaneye düşmesi bir yandan üzerken bir yandan “ Ergenekon’a bulaşan hastanelik oluyor” dedirtti.
Alıntıdır
28 Şubat 2009 Cumartesi
İYİLİK KERVANI 9. BÖLÜMÜYLE EKRANDA
Yayın Günü ve Saati: 1 Mart Pazar / 21:00
Kaynak: İyilik Kervanı 9. Bölüm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)