Saim Orhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saim Orhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2012 Cumartesi

Ayna - Maldivler Sri Lanka

Saim Orhan’ın sunduğu Ayna programında bu hafta büyüleyici güzelliğe sahip Maldiv Adaları ve Sri Lanka ekrana geliyor.

İlk durak olarak Hint Okyanusunun ortasında adalar topluluğundan oluşan Maldiv Adaları’nı seçen Ayna, ülke genelinde adalar arası hizmet veren hızlı botları ve hava taksilerini ekrana getiriyor. Olgunlaşmamış Hindistan cevizi anlamına gelen Kurumba Adası’na giden Orhan, adayla ilgili bilinmeyenleri izleyenlerle paylaşıyor.

Maldivler’den ayrılan Ayna ve ekibi ikinci durak olarak Hindistan’ın güneyinde bulunan Sri Lanka’yı seçiyor. Ülkenin başkenti Colombo’ya giden Saim Orhan, Hz. Adem’in dünyada ilk ayak bastığı yer olarak bilinen Hz. Adem tepesini ve tarihini izleyenlerle paylaşıyor. Colombo’dan ayrılan Ayna, Kandy şehrinde, ülkemizde Seylan Çayı olarak bilinen meşhur çayını ekrana getiriyor.





Saim Orhan’ın sunduğu Ayna programı, 13 Ekim Cumartesi günü saat 00.15’te Samanyolu’nda.

20 Eylül 2012 Perşembe

Ayna Tunus'ta

Ayna bu hafta Tunus'ta...

Resim

Ayna bu hafta hem Akdeniz hem de bir Afrika ülkesi olan Tunus'tan seslenecek sizlere. Kültüründe Arap, Berberi, Afrika ve Avrupa izlerini görmek mümkün. Bir yanında uzayıp giden sahiller diğer yanında keşfedilmeyi bekleyen çöller…Tunus farklı beklentileri karşılayan cazip bir turizm cenneti.

Ayna Tunus’un daha da güneyine Duz şehrine gidiyor bu kez. Bu şehrin turistler için en cazip yönü çöl. Çöl birçok aktiviteyle turizme hizmet ediyor. İlk olarak deveyle safariye katılıyor Ayna ekibi. Bedevi kıyafetleri giyerek çöl hayatına tamamen adapte olan ekip Tunus’un tek hörgüçlü develerine binmenin inceliklerini de öğreniyor.

Ardından 4 tekerlekli motorlu küçük bir araçla çölü turluyor Ayna ekibi. Dört teker üstünde de olsa çölde seyahat hiç de kolay değil. Dik yerlerde epey zorlanan ekibin aracı zaman zaman kuma saplanıyor.

Çölü bir de havadan görmek isteyenler için küçük uçaklar hazır bekliyor. Ayna’nın çöldeki son turu da bu uçakla oluyor.

Duz şehrini geride bırakan Ayna ekibi Tuzır şehrine varıyor. Ayna bu şehirde ilk olarak Afrika’nın en büyük tuz gölünü ekrana getiriyor. Tamamında suyun olmadığı 5 bin kilometrekarelik bir alana yayılan gölde sıcağın etkisiyle, kameranın da kaydedebildiği seraplar görülebiliyor.

Tuzır şehrinde bir dağ köyünü de ekrana getiriyor, program. Devasa çölün ortasında kurulan ilk köy, bu köy. 3 bin nüfuslu köy etrafındaki hurmA bahçeleri dışında başka hiçbir yeşilliğe sahip değil. Turistik bir köy.

Ayna Tunus’ta Starwars filmlerinin çekildiği platoları da görüntülüyor. Hollywood’daki iş gücünün ve mekanların ücretlerinin yüksekliği yapımcıları yeni arayışlara itmiş. Starwars yapımcıları da kendilerine Tunus’un uçsuz bucaksız çöllerini plato olarak seçmişler. Burası sahip olduğu kanyonlarla zaten doğal bir film platosu görünümünde. Platolar turistlerin de ilgi odağı.

Ayna son olarak meşhur Tunus hurmalarının yetiştirildiği bahçelerde bir fayton turu yaptıracak izleyicisine.



5 Eylül 2012 Çarşamba

Zamanın Evliya Çelebi’si

Zamanın Evliya Çelebi’si

Resim

Saim Orhan, İzleyicilerini Dünyanın Farklı Kültürlerine Doğru Keyifli Yolculuklara Çıkaran Belgesel Ve Gezi Programı Yapımcısı. 2002 Yılından Bu Yana Yüz Kırkı Aşkın Ülkeyi Ziyaret Eden Orhon İle Gezi Hakkında Konuştuk . 

İlk gezi rotanız neresiydi?

İlk gezimiz Mısır’a olmuştu. Mısır’daki piramitler ve çöl… Ardından 1996’da Afganistan, 1997’de Azerbaycan, 1998’de Rusya ve Sibirya tarafları, 1998’de Çin, Moğolistan derken devam edip gitti böyle. 2002 yılından sonra rotamız tamamen yurt dışına döndü. Hakikaten ne kadar ihtiyaç olduğunu gördük. Türkiye’de en uzun soluklu gezi belgeselini yapıyoruz. Geriye dönüp baktığımızda 140 ülkede çekimler yapmış ve 1 milyon 200 bin kilometreden fazla yol kat etmişiz. 

İnsanların ilgisi nasıl?

Reytinglerimize baktığımız zaman her geçen gün yükselen bir grafik gördükçe Türkiye’de Anadolu insanının ciddi bir ilgisi olduğunu görüyoruz. İnanın Anadolu insanı çok duyarlı. Yayınladıktan sonra o topraklara gidiyorlar. Bu gruplar halinde olabildiği gibi tek tek de olabiliyor. Aslında bizim amaçlarımızdan bir tanesi de bu. Her kesimin alacağı bir mesaj var diye bakıyoruz programımıza. Biz de bundan mutlu oluyoruz. Çünkü bu programı ne kadar çok yayınlarsa Türk halkı o kadar ilgilenir ve dünyada varlığımız o denli artar. Bilgilendikten sonra o topraklara gidip çok başarılı işler kuranlar biliyoruz. 

10 yıldır geziyorsunuz ve 140 ülke son 10 yılda nerelerde nasıl değişimler gördünüz?

Dünya haritasına baktığınızda nereler ön plana çıkmaya başladı son 10 yılda?
Bundan 15 - 20 yıl önce Türkiye maalesef bilinmiyordu. Mesela Gana’ya gittiğimizde bir Tamale bölgesi var. Orada insanlar tanımıyorlardı, bizi bilmiyorlardı. Türkiye artık her geçen gün daha tanınan ve daha bilinen bir ülke haline geliyor. Bunu yaşıyoruz. Sadece Afrika ülkelerinde değil bugün Kanada’da milletvekilleri, senatörler de bize Türkiye’yi anlatıyor. Türkiye’nin büyük bir gelişmişliğini gösteriyor bu bize. Türkiye geliştikçe Türk insanı da artık gezmeye görmeye meraklı hale geliyor. 

İnsanımızın gezi trendlerinde değişim gözlemliyor musunuz?

Akım değişiyor tabi bu çok bariz. Hâlâ Avrupa’ya gidiyoruz. Özellikle herkesin gittiği Paris’e, Roma’ya akım devam ediyor. Diğer yandan bir süre sonra buralar artık sıradan hale gelmeye başlıyor. İnsanımız artık sıra dışı şeyler aramaya başladı. Farklı yerlere gidelim, hiç kimsenin gitmediği yerler olsun diyorlar. Artık farklı arayışlar olduğunu gittiğimiz seyahatlerde görmeye başladık. 

Bu süreçte Türkiye ve İstanbul da dışarıdan daha cazip, daha yoğun tercih edilir bir hale geldi mi?

Zaten Türkiye dünyada çok yükselen bir değer. Türkiye tanındıkça insanlar bizlerle ticaret yapmaya başlıyorlar ve ekonomimiz gelişmeye başlıyor. Tanıdıkça kültürel alışverişte bulunmak istiyorlar. Avrupalı Türkiye’yi duyuyordu ama Uzak Doğu, Güney Amerika, Orta Amerika falan bizi hiç tanımıyordu. Şimdi geliyorlar ve diyorlar ki: “Avrupa’nın göbeğinde gerçekten gelişmiş bir ülke varmış bir de biz tam göbeğiz işte bu önemli bir nokta.” 

Bu 10 yıllık seyahat deneyiminde sizi en çok etkileyen yerler neresiydi? 

Dünya bir taraftan güzellikler yaşarken bir taraftan da çok perişan haller de yaşıyor. Savaş sonrası coğrafyalar beni hakikaten etkilemiştir. Afganistan, Nijerya’daki Hurani kabilesi, Kamerun’da 1,30 santimetre boyunda pigmeler aklımda yer etmiş durumda. Diğer taraftan Victoria Şelalesi. Yerel dildeki ismi gürleyen su manasına geliyor. Muazzam bir harika. Brezilya ve Amazonlar muhteşem topraklar. Arjantin, Şili’nin güneyi ve Grönland beni etkileyen yerler oldu. 

YOLCULUK TEDBRİLERİ

Afrika’ya yapılacak seyahatler öncesinde mutlaka gerekli aşıları olmak lazım. Basit ilaçlar, ateş düşürücüler götürülebilir. Meyve tüketimi en sağlıklı ve garantili beslenme yöntemlerinden. İklime uygun giyinmek, pusula ya da GPS cihazı ve konserveler doğada yararlı olan unsurlar.

Kaynak: http://www.turkishairlines.com/tr-tr/sk ... ebisi.aspx

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Ayna - Hawaii

Ayna bu hafta Hawaii özel bölümüyle ekrana geliyor...
Resim

Ayna bu hafta turkuaz renkteki denizi, ince kumlu sahilleri, yemyeşil ormanları, şelaleleri, heybetli kanyonları, sörfçüleri çılgına çeviren dev dalgaları, sıcak ve güler yüzlü insanlarıyla ünlü Hawaii’de.

İolani Sarayı ABD sınırları içerisindeki tek saray
Hawaii önceleri krallıkla yönetilen bir ülkeydi. İolani Sarayı 1882 yılında yaptırılmış. Kraliyet üyeleri bu sarayda yalnızca 11 yıl kalabilmiş. Nedeniyse 1893 yılında ülkede Krallığın son bulması. 1959 yılında yapılan bir referandumla Hawaii ABD’ye katılmış ve bu ülkenin bir eyaleti olmuş. Hawaii adaları Alaho eyaleti olarak adlandırılıyor. ABD’nin 50. eyaleti Alaho eyaleti.

Dünyanın en aktif yanardağlarından Kilauea Yanardağını sizler için görüntülüyoruz
Başkent Honolulu’dan Büyük adaya’ya geliyoruz. Kilauea Yanardağı 1983 yılından beri patlamalarını sürdürüyor. Yanardağın kraterinden göğe doğru dumanlar yükseliyor. Etrafa dağılan Sülfür Dioksit gazı tehlikeli bir gaz. Zaten etrafta sürekli uyarı levhaları var. Çevrede yürürken de oldukça dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle zor nefes alma sıkıntısı ile karşı karşıya kalabiliyor insanlar.

Saatte 40 km hıza ulaşabiliyor burada lavlar
Patlamaların olduğu günlerde cehennemi hatırlatıyor insana yanardağı. Korkunç bir sıcaklık. Lavların okyanusa aktığı yer ise çok ilginç. Müthiş sıcaklıkta olan bu lav birden soğuk su ile karşılaşıyor. Ateşle suyun dansını seyrediyor insanlar burada. Patlamalar sırasında lavların ne kadar göğe doğru fışkıracağını ve hangi yöne doğru akacağını Allah’tan başka kimse bilmiyor. Saatte 40 km hıza ulaşabiliyor burada lavlar.

Bir orkidenin yetişmesi 7 yıl sürebiliyor
Büyük adada orkide yetiştirme merkezini geziyoruz. Hawaii’nin iklimi orkide yetiştirmek için çok uygun. Çok farklı türlerde orkideleri görüyoruz merkezde. Bir orkidenin tohumdan başlayıp çiçek açmasına kadar geçen süre 4 ila 7 yıl arasında değişebiliyor.

Makedemia fındığının bizim fındığımızdan farkı
Sert kabuklu bir fındık türü Makedemia. Bu fındık türünde Hawaii lider durumda. Çok farklı çeşitlerinin üretildiği Makedemia fındığının tadına bakıyoruz. Makedemia Fındığının tadı güzel olmasına güzel ama yine de bizim Fındığın yerini tutması mümkün değil. Bizim Fındık çok daha güzel ve daha sağlıklı. Makedemia ise daha yağlı bir fındık.

Bir bitkiden yılda ancak 1 ananas alınabiliyor
Hawaii bir zamanlar dünyanın en büyük ananas üreticisiydi. Hawaii’nin verimli topraklarında çok lezzetli ananaslar üretiliyor. Bir ananas bitkisinden yılda ancak 1 meyve alınabiliyor. Burada yetişmesine rağmen Ananaslar ucuz değil bu eyalette. Başkentte Pazarda satılan büyük bir ananasın fiyatı 7 Dolar civarında.

Ayrıca Aloha Eyalet Milletvekili Karen Awana Hawaii gömleklerinden hediye ediyor bizlere. Tüm bu konular ve daha fazlası için Cumartesi Ayna'da buluşalım.


6 Haziran 2012 Çarşamba

Ayna - Mekke (2) Bölümü

Ayna’nın Mekke'deki seyahati devam ediyor.

Resim

Hz. Muhammed (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir’in Hicret sırasında 3 gün misafir kaldıkları Serv mağarasına gitmek için Serv Dağına tırmanıyoruz. Müşrikler Hz. Muhammed (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir’in izlerini sürmüşler ve mağaranın ağzına kadar gelmişlerdi. Ancak mağaranın ağzına yuva yapan güvercin, ve ağlarını ören örümcekten dolayı Peygamber efendimizi ve Hz. Ebubekir’i bulamadan geri dönmüşlerdi. Hz. Muhammed (S.A.V.) Serv mağarasında 3 gün kalır ve ortalık sakinleşince de Medine’ye doğru yola çıkar.

Resim

Arafat’a geliyoruz şimdi de. Peygamber Efendimiz Rahmet Dağının eteklerinde vakfeye durmuş ve ümmeti için çok dua etmişti. Zilhiccenin 9. günü yani arife günü Arafat’ta vakfeye durmak haccın rükünlerindendir.

Rahmet Dağına tırmanıyoruz. Cebel-i Rahme yani Rahmet Dağının Hz. Adem'le Havva annemizin dünyada ilk buluştukları yer olduğu ifade ediliyor.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in veda hutbesini verdiği yerdeyiz. Peygamber Efendimiz veda haccında buraya gelmiş ve öğle vaktinde öğle ve ikindi namazlarını cem ederek kıldırmıştı. Ve ardından da veda hutbesini vermişti. 120 bin sahabe gözyaşları içerisinde veda hutbesini dinlemişti.

Müzdelife ile Mekke arasındaki Mina’ya geliyoruz. Burada büyük, orta ve küçük şeytanı temsil eden yerler var. Bayramın 1. Günü hacılar 7 tane taş atarak büyük şeytanı taşlıyorlar. Bayramın 2. ve 3. gününde de her 3 şeytanı taşlıyorlar. Hacıların şeytan taşlama sırasında 3 gün boyunca kaldıkları çadırları da görüyoruz.

Mekke ve Medine ile ilgili çok önemli eserlerin sergilendiği müzedeyiz. 2004 yılında açılan Harameyn-i Şerifeyn Müzesi Mekke'de Hudeybiye yolu üzerinde. Osmanlı döneminden kalma tekerlekli ahşap Kabe merdivenini. 1825 tarihli bu merdiven ecdadımızdan kalan eserlerden sadece bir tanesi.

Kabe örtüsünün dokunduğu ve üzerindeki yazılarının işlendiği bir fabrikayı sizler için ekranlara getiriyoruz. Saf ipek üzerine altın işlemeli örtü 3 aylık bir çalışma sonucu dokunuyor. Mekke'de bulunan Kabe-i Şerif Kisve Fabrikası, yılın 3 ayında çalışıyor ve yalnızca Kabe'nin örtüsünü dokuyor. Örtü, siyah boya ile boyanmış halis ipekten üretiliyor. Örtü üzerindeki yazılar gümüş ve altın kullanılarak el işlemesiyle yazılıyor. 240 kişinin dikiminde çalıştığı Kabe örtüsünün maliyeti 4.5 milyon doları yani yaklaşık 8 milyon lirayı buluyor.




Ayna - Mekke (2) bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna - Mekke (2) Bölümü

Saim Orhan'ın sunduğu Ayna programı, Mekke bölümünün 2. kısmı ile 9 Haziran Cumartesi günü saat 22:00'da Samanyolu'nda...

18 Mayıs 2012 Cuma

Ayna Bu Hafta Nijer'de

Resim

Ayna bu hafta Niejr’den seslenecek sizlere. Birçok Afrika ülkesi gibi Nijer de eski bir Fransız sömürgesi. Kişi başına düşen 300 Dolarlık milli geliri ile burası da dünyanın en fakir ülkelerinden. Dünya 21. yüzyılı yaşarken 20. yüzyıl başları yaşanıyor bu coğrafyada.

Bir ülkeye ait yerel kültürü keşfetmek için gidilebilecek en iyi yerler şüphesiz halk pazarları. Ayna olarak biz de Nijer’de bir halk pazarına gidiyoruz. Pazar yerinde tam bir keşmekeş var. Yerlerde tavuklarını satmaya çalışanlar, motorsikletler, bisikletler, dolmuş olarak kullanılan sayısız taksi... Hepsi bir arada bu pazarda.

Nijer’de hayatın içine biraz daha girmek ve kırsal hayatı keşfetmek üzere yollara düşüyoruz. Hedefimizde bir köy var ama gidiş yolcuğumuz bile bize ülkeyle ilgili epey fikir veriyor. Kasisli toprak yollarda ilerlerken otoban gişelerini andıran bir engelle karşılaşıyoruz. Bir ağaç gölgesinde, toprak yola giriş halatla engellenmiş. Öğreniyoruz ki bu ülkede yol toprak da olsa para ödeniyor girişte. Bu para asfalt yol yapımı için kullanılacakmış.

Issız toprak yolda ilerlerken karşılaştığımız birkaç araç dışında sadece yük taşıyan eşekler görüyoruz... Ne bir benzin istasyonu ne de başka bir şey. Böyle bir yolda bozulan aracımızı Allah’tan geçen bir arabanın yardımı ile köye kadar çekebiliyoruz.

Bu meşakkatli yolculuğun sonunda köye vardığımızda hemen çocuklar sarıyor etrafımızı. Bu köyde insanlar su için her gün metrelerce derinlikte kuyulardan su çekmek zorunda. Akşam yemeği için de toplanan bitkiler saatlerce dibekte döğülerek öğütülüyor. Kerpiçten evlerinde yatacakları yatak ve birkaç yemek kabından başka bir şey yok. Ayna bu Nijer köyünden çok çarpıcı görüntülerle gelecek ekranlara.

Ayna Nijer’de dünyanın ilk dinozor mezarlığından çıkarılan devasa iskeletleri de ekrana getiriyor bu akşam. Nijer çöllerinde Agadez denen bölgede bulunan iskeletler bunlar. İlk olarak aynı bölge yakınlarından çıkarılan bir timsah iskeleti dikkatimizi çekiyor. 110 milyon yıl önce yaşamış bu timsah 12 metre uzunluğunda ve yaşadığı dönemde 8 ton ağırlığında bir timsahmış. Çene genişliği bile bir insan boyunun yarısı kadar olan bu timsah şu haliyle bile çok ürkütücü görünüyor.

Müzede yine 130 milyon yıllık devasa dinozor iskeletleri sergileniyor.

Ayna’da ayrıca müzenin içinde bulunduğu geniş park içindeki yerel el sanatları atölyelerini görme şansı bulacaksınız. Diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi Nijer’de de ağaç oymacılığı, bronz ve gümüş üzerine işçilik, çömlekçilik ve el okumaları çok yaygın.




Ayna - Nijer bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna - Nijer Bölümü

Ayna, "Nijer" Bölümü ile 19 Mayıs 2012 Cumartesi 23:00'da Samanyolu TV & Küre TV'de...

10 Mayıs 2012 Perşembe

Ayna Cidde

Ayna bu hafta Suudi Arabistan’ın Riyad’tan sonra 2. büyük şehri Cidde’de. Kızıldeniz kıyısına kurulu bu modern şehri birlikte geziyoruz.

Resim

Cidde’de döner kavşakların ayrı bir önemi var.

Bu şehirde döner kavşaklar oldukça yaygın. Her döner kavşakta ayrı bir şekil var. Gemi, yumruk, pergel ve bisiklet şeklinde olanlar bizim gördüklerimizden sadece bazıları. Bu kavşakların bu ülkede yaşayanlar için ayrı bir önemi var.. Çünkü adres tariflerinde bu kavşaklar çok işe yarıyorlar.

Sük'us Semek'te yani balık pazarındayız.

Farklı türlerde onlarca balığı sizler için görüntülüyoruz. Kırmızı renkteki balık türü Arapların en çok sevdiklerinden. Bu balığın kilosu 125 TL yapıyor.

Suudi Arabistan’da hafta sonu tatili Perşembe ve Cuma günleri. 

Suudi Arabistan vatandaşları hafta sonu tatillerini ya deniz kenarlarında ya da istiraha adını verdikleri mekanlarda geçiriyorlar. Deniz kenarı özellikle hafta sonları cıvıl cıvıl. Obhur isimli bu semtte tekne turları yapılıyor. Yerli ve yabancılar bu tekne turlarından çok istifade ediyorlar. Haliç tekne ve jet skilerle dolu. Arap gençler kamerayı görünce coşuyor ve şov yapmaya başlıyorlar. 

120 civarında farklı hurma türü var.

Cidde’de hurma ve hurmadan yapılma ürünlerin satıldığı bir lüks hurma dükkanına giriyoruz. Birbirinden farklı hurma çeşitleri tezgahlara dizilmiş. Hurmadan yapılma çeşit çeşit kurabiyeler de ilgimizi çekiyor. Suudi Arabistan’da hurmanın dondurmasını bile yapmışlar.

Suud giysisini giyince tam bir Suudluya benzedik.

Suud elbiselerinin satıldığı bir mağazaya geliyoruz şimdide. Suud elbisesi bu ülkede devlet kurumları çalışanları için resmi bir kıyafet. Memurlar başka bir giysi ile işyerlerine gelemiyorlar. Suudlular özel günlerde ve bayramlarda elbiselerinin üzerine mışlah giyiyorlar. Mışlahın fiyatı 1700 Riyal. Türk parasıyla 850 Lira. Fiyatının yüksek oluşu hem kumaşın kalitesi hem de önündeki işlemeleri ile ilgili. İşleme ne kadar çok ve ne kadar kaliteli olursa fiyatı artıyor. 2000 Riyal ve üzeri fiyatlara satılan mışlahların olduğunu öğreniyoruz.

Kilosu 100 bin TL olan ağaç kabukları.

Bu ülkede koku dükkanları çok yaygın. Çok farklı çeşitte kokular var tezgahlarda. Bizim ilgimizi ağaç kabukları çekiyor. Suudların en çok rağbet ettiği koku olan ud bu ağaç kabuklarından elde ediliyor. Ancak bir ağaç kabuğu deyip geçmeyin. Bu ağaç kabuğunun kilosu 200 bin Suudi Arabistan Riyali. Yani 100 bin Türk Lirası. Hindistan’dan getirilen ağaç kabuklarından farklı ud kokuları elde ediliyor. Biz de sizler için kokuları deniyoruz. Eğer siz de 12,5 gramlık bir ud kokusunu almak isterseniz 4 bin TL’yi gözden çıkarmak zorundasınız.




Ayna - Cidde bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna - Cidde Bölümü

Saim Orhan'ın sunduğu Ayna programı, Cidde bölümüyle 12 Mayıs Cumartesi günü saat 23:00'da Samanyolu'nda...

4 Mayıs 2012 Cuma

Ayna - Suudi Arabistan'da

Ayna olarak bu hafta sizlerle güzel bir tur yapacağız Suudi Arabistan’da.

Resim

Suudi Arabistan’da farklı farklı kabileler var ve her kabilenin de kendine has özellikleri var. 15 civarında büyük kabile var ülkede.

Cenadriye Festivali ülkenin en büyük festivallerinden. Kral ve Kraliyet ailesinin de katıldığı törenler çok renkli gösterilere sahne oluyor. Ardha dansı festivalin en ilgi çeken anlarından birisi. Bu dansta kraliyet ailesi üyeleri de bizzat kendileri dansa katılıyorlar. Yaklaşık 2 bin devenin katıldığı dünyanın en büyük deve yarışlarından birisi yapılıyor bu festivalde. 30 bin civarında insan yarışları nefeslerini tutarak seyrediyorlar. Yarışların birincilerine ise hem para hem de çok pahalı hediyeler veriliyor.

Arap atları dünyada oldukça meşhur. Necd bölgesinde yetişen ve çöl şartlarında yaşamaya uyumlu bu mükemmel atlara Suud vatandaşları çok düşkünler. Suudiler bu atları ülkelerinin en değerli hazineleri arasında görüyorlar. Safkan Arap atları güzel görünüşleri, dayanıklılığı, zekası, hızı, savaş anındaki cesaretleri ve sadakatleriyle nam salmışlar tüm dünyaya. Bu Arap atlarına değer biçilmekte zorlanılıyor.

Bir kabilenin geleneksel bir düğün törenindeyiz şimdide. Misafirlere ilk önce Arap kahvesi sunuluyor. Ardından yemeğe geçiliyor. Tepsilerin üzeri sebzeli pilav ve et dolu. Tam bir ziyafet bu. Yemekler de elle yeniliyor. Çok rahat bir şekilde herkes elini daldırıyor tepsiye. Pilavı da eti de elleriyle afiyetle yiyorlar. Bu onlar için çok sıradan bir durum.

Suudi Arabistan'ın kuzeyinde Hz. alih Peygamber döneminden kalma kalıntılar var. Adına da Madain Salih yani Hz. Salih Peygamber'in şehirleri deniliyor. Kalıntılar o kadar eski ki tarihi, M.Ö 3000 senesine kadar gidiyor. Buralar tarihte Semud Kavminin yaşadığı topraklar... Bugün Madain Salih Suudi Arabistan'ın önemli turistik noktalarından. Ülkenin gizli hazinesi olarak adlandırılıyor. 1972 yılından beri Arkeolojik alan olarak bölge koruma altına alınmış durumda. Bu bölge aynı zamanda Unesco'nun Dünya Kültür Mirası Listesinde.

Suudi Arabistan’daki restoranlarda ailelerin ve erkeklerin ayrı ayrı yemek yiyebileceği iki bölüm var. Ayna olarak Cidde’de çok meşhur olan bir Türk lokantasına gidiyoruz. Bu renkli görüntüler ve daha fazlası için cumartesi saat 23:00’da Ayna’da buluşalım.




Ayna - Suudi Arabistan bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna Suudi Arabistan bölümüyle Cumartesi Samanyolu TV'de...

26 Nisan 2012 Perşembe

Ayna - Riyad (2)

Ayna bu hafta Riyad'ın 2. bölümüyle ekranlarda olacak...

Resim

Arap yarımadasının toprak bakımından en büyük ülkesi Suudi Arabistan’daki yolculuğumuz devam ediyor. Bu hafta sizleri Riyad’ın farklı köşelerine götürüyoruz.

Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Suudi Arabistan.
Ülke aynı zamanda dünyanın en büyük petrol ihracatçısı. İhracat gelirlerinin %90’ı petrolden. Petrol ülke ekonomisinde çok önemli rol oynuyor. Dünyanın bilinen petrol rezervlerinin 4’te biri bu ülkede. Bugün Suudi Arabistan sadece bölgenin değil, dünyanın en zengin ülkelerinden biri.

Ayna dünyanın en yüksekte olan mescidinde.

Kral Abdullah tarafından 2003 yılında ibadete açılan mescidin yerden yüksekliği 183 metre. Guinness rekorlar kitabına da girmiş bu mescit. Aynı anda 85 kişi ibadet edebiliyor.

Kumda kaymak Arap gençlerin en büyük eğlencesi.

Başkent Riyad’dan ayrılıp çölde safari yapılan mekanlara geliyoruz. Onlarca jeep ve ATV kum dünyasında bir oraya bir buraya savruluyorlar. Kar ve buz yerine çölde kayıyor onlar. Gençlerin bütün hünerlerini dökerek yaptıkları gösterileri hayretle izleyeceksiniz.

Çölde bedevi usulü yemek çatal bıçakla değil ellerle yeniyor.

Çölde ilerlemeye devam ediyoruz ve bir Arap çadırına konuk oluyoruz. Abdullah Şerif Beyin çadırında oturur oturmaz hurma ve kahve servisi yapıyorlar bize. Kendileri şehirlerde lüks konutlarda yaşasalar bile hafta sonlarını çölde çadırlarda geçirmek en büyük zevklerinden onların. Hurma ve kahve ikramından sonra bizim için özel olarak hazırlanmış yemeğe geçiyoruz. Pilav üstü parça koyun ve deve etini elleriyle kopara kopara yiyorlar.

Deve sütü bin derde deva.

Yemeğin ardından taze sağılmış deve sütü ikram ediyorlar. Deve sütü için çok sağlıklı diyorlar bize. Özellikle sindirim sistemi ve mide ağrıları için şifa kaynağı olan deve sütünü taze taze içiyoruz.

Riyad uluslararası kitap fuarında Türk standına büyük rağbet var. 

Kitap fuarına 25 ülkeden 450’den fazla yayınevi katılırken Türkiye'den ise yalnızca bir yayın evi katıldı. Ancak Türk yayınevinin standına ilgi çok büyük. Arapçaya çevrilen kitaplar arasında en büyük ilgiyi ise Fethullah Gülen Hoca efendinin kitapları görüyor.


Ayna - Riyad (2) bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna - Riyad (2) Bölümü

20 Nisan 2012 Cuma

Ayna - Riyad Bölümü

Resim

Ayna İslam dünyasının Mekke ve Medine gibi çok önemli iki kutsal şehrine ev sahipliği yapan ülke Suudi Arabistan’da. Suudi Arabistan gezimize başkent Riyad’dan başlıyoruz. Şehrin nüfusu 4 milyon 725 bin. Bir dönem çöl olan bu topraklarda artık modern binalar yükseliyor.

Suudi Arabistan’da su benzinden 3 kat daha pahalı.

Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip. Aynı zamanda dünyanın en büyük petrol ihracatçısı. İhracat gelirlerinin yüzde 90'ı petrolden. Bir benzin istasyonuna geliyoruz başkentte. Benzin istasyonunda 91 ve 95 olmak üzere iki tip benzin satıyorlar. 91’in litresi 22,5 kuruş, 95’in litresi ise 30 kuruş yapıyor. Suyun litresi ise 1,5 Riyal. Su benzinden 3 kat daha pahalı bu ülkede. Benzin istasyonunda bulunduğumuz süre içerisinde 45 litre benzin alan müşterinin sadece 20 Riyal, yani yaklaşık olarak 10 Lira ödediğini görünce gözlerimize inanamıyoruz.

Faysaliye binasından Riyad’ı kuşbakışı olarak seyrediyoruz.

Faysaliye binası 44 katlı ve 267 metre yükseklikte. Suudi Arabistan'ın 3. yüksek binası. Şehir planlaması çok güzel yapılmış Riyad'ın. Üstten bakınca bu düzenli şehir planlaması çok daha net anlaşılıyor. Geniş caddeler ve bu caddeleri düzgün kesen sokaklar... Her şey yerli yerinde şehirde.

Suudi Arabistan'da öğle saatlerinde hayat duruyor.

Suudi Arabistan’da 12.00 ile 16.00 arası sıcaktan dolayı herkes evlerine çekiliyor. Alışveriş merkezleri bu saatlerde sinek avlıyorlar. Hareketlilik güneş etkisini azaltınca başlıyor. Çarşı ve pazarlar saat 16.00'dan sonra hareketleniyor.

150 bin Dolarlık deve Ayna’da.

Başkentten yaklaşık 45 dakika uzaklıkta çöllerin hakimi olan develerin satıldığı büyük bir pazara geliyoruz. Devenin her şeyinden etinden, sütünden, kılından istifade etmeye devam ediyorlar. Develerin fiyatları 1000 Dolar ile 300 bin Dolar arasında değişse de 2 milyon Dolara da satılan develer olduğunu öğreniyoruz. Biz de sizler için çok özel bir yavru deveyi ekranlarınıza getiriyoruz. 150 bin dolarlık yavru deve Ayna’da.

Suudi Arabistanlı gençlerle Türkçe sohbetler ediyoruz...

Araplar hafta sonu tatillerini istiraha adı verilen mekanlarda geçiriyorlar. Ve bizde işte o mekanlardan bir tanesinde Suudi Arabistanlı gençlerle beraberiz. Bu gençler Kral Suud Üniversitesinde Türkoloji bölümünde okuyan öğrenciler.. Suudi Arabistanlı gençlerle hep beraber Türkiye’ye selam gönderiyoruz.




Ayna - Riyad bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.

Ayna - Riyad Bölümü

Saim Orhan'ın sunduğu Ayna programı, Riyad bölümüyle 21 Nisan Cumartesi günü saat 23.00'te Samanyolu'nda...