Bu akşam yine gezindim kanalları. Ve bir kanalda kaldım. Sağ altta "Adalet ve Merhamet" yazıyordu. Yazı ara ara "Ve İnsan Aldandı" sözüyle yer değişiyordu.
Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, Samanyolu Tv dizileri Gizli Kalmış Hazine gibi. Örenk olarak; Evladı akciğer hastası olan bir Savcı'nın organ mafyası ile yaşadıkları ibret nazarıyla sergileniyordu. Öylesine bakmaya başladım. Hiç bir kanalda eğleşemeyen uçarı gönlüm, takıldı kaldı bir süre sonra. "Savcı acılı ama kararlı, karısı isyankar ve sabırsız. Mafya acımasız ve inançsız. '' Hiç birini daha önce görmediğim oyuncular acıları, isyanları ve sahtekarlıkları çok güzel sergiliyorlardı bakir yüzlerinde."Ne ve kim olursan ol ama dürüst ol, söz konusu evladınsa da bir sorunu yanlış yollardan çözmeye kalkma, kadere teslim ol, değerlerinden asla taviz verme..." ve daha onlarca mesaj akıyordu ekrandan beynime. Sanki yıllardır yanlış ilaç kullanmıştım da doğru ilacı alan beynim yavaş yavaş tedaviye cevap vermeye başlamıştı.
Dizinin sonunda gözyaşlarımın ellerime tıp tıp düşüşüyle kendime geldim. Evladını kaybetme korkusuyla istemeden
200 bin dolar verdiği mafyanın bir sokak çocuğunun ciğerlerini illegal yolla alıp kendi oğluna takmasına gönlü razı olmayan savcı baba onları yakalatmış, organ yetiştiremediği oğlunu toprağa vermiş, sokak çocuğunun hayatını
kurtarmış ve onu evlat edinmiş, görevinden de açığa alınmıştı.
İşin beni ağlatan kısmı, küçük çocuğun son güne kadar kendisinden imzalı GS forması beklediği Hakan Şükür'den o öldükten sonra formanın gelmesiydi. Baba formayı götürüp oğlunun mezarına bıraktı.
Her şey bir şekilde hallolmuş, savcı bey açığa alınmış ve artık kovalaması gereken bir hayat mücadelesi de yokken gidip eşiyle belki de bir dağ köyünde veya uzun bir gemi seyahatinde dinlenip acılarını teselli edebilecekken Türk milletinin bariz vasfıdır, ağız tadıyla mutlu olamayız ya bir türlü; Devletin verdiği koruma polisi tarafından ki, organ mafyasının adamı imiş başından beri oracıkta, evladının mezarı başında vurulması sıradan bir "ekşın"olarak dizinin değerini iki-üç puan düşürse de çok beğendim..
Kanal sahiplerinden bir özür-helallik dilemem lazım. Her zaman dediğim bir şey vardı, STV dizileri pek tutulmaz. Yağmurdan Sonra, Beşinci Boyut, Sırlar Dünyası ve Tek Türkiye gibi başat yapımlardan sonra başarılı bir yapım çıkaramadılar. Hayır, affedin beni, meğer ben ön yargılarımdan dolayı izlemiyor muşum ,meğer hala güzel yapımlarınız varmış. Cemile'nin, Havva'nın, İffet'in sakız gibi sündükçe sünen dertlerinden sonra bu dizi içimi ferahlattı. İnanın, çok ünlü, çok reklamlı, her hafta gündemi etkileyen dizilerden herkes bıktı iyice. Kimi dizilere "Artık bitse de kurtulsak.." diye bakan çok fazla insan var.
Bu boşluğu sözünü ettiğim dizi gibi mesajı net, oyuncuları amatörlüğün tadına varmış güncel ve samimi yapımlarla siz rahatlıkla doldurabilirsiniz.
Karşınızda usta ve seçici bir seyirci kitlesi oturuyor; sözümü kaale alın, Sırlar Dünyası'nın, Beşinci Boyut'un yerini tutabilecek yeni dizilerle hem izlenme oranlarınızı yükseltebilir, hem de bıkkın ve doygun, af buyurun "dizi manyağı" olmuş seyirciye taze bir başlangıç yaşatabilirsiniz.
Haydi STV'ciler, asılın küreklere, hayal dünyası kirlenmiş, rezalet izlemeye doymuş ancak gözü-gönlü güzelliklere aç 70 milyon(!) seyrici sizi bekliyor..
Sanırım seyricisi olduğumuz aleme de TV'ye de aynı nazarla bakmamız lazım: İbret nazarı. Şu anda ekranlarda gördüklerimiz bizim şehvet, kin veya hırs nazarlarımızı tetikleyen şeyler olduğu için ekranlar çirkin, bizler huzursuzuz. İbret nazarı; müminin feraset gözü demektir biraz da. Bu konuya da değinelim..
Samanyolu Tv Dizileri Gizli Kalmış Hazine Gibi
stv dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stv dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Ocak 2012 Perşembe
13 Kasım 2010 Cumartesi
SAMANYOLU TV YENİ DİZİ
Samanyolu'nda Güz Gülleri açacak
Tarih, 12 Eylül 1980... Siyah-beyaz ekrandan halka hitap eden dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, yanına aldığı kuvvet komutanlarıyla ordunun yönetime el koyduğunu anlatıyor...
Ekran gerisinde ise lağvedilen partiler, tutuklanan liderler, işkenceler... Darbe Türkiye'de siyasi gelenekleri altüst ederken, darbe şartlarını olgunlaştırma sürecinde ve sonrasında atılan nifak tohumları ile halk da Kürt-Türk, Alevi-Sünni diye bölünüp birbirine düşman edilir. Bugüne kadar pek çok kitaba, filme ve diziye konu olan 12 Eylül askerî darbesi ve sonrası Samanyolu televizyonunun yeni dizisi "Güz Gülleri"nde işleniyor. Dizide, o dönemde uyandırılan fitnenin nelere mal olduğu, darbeden nemalananların, darbe mağdurlarına neler yaşattığı, iki ailenin hikâyesi üzerinden ekrana yansıyacak.
Çekimlerine önceki gün Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde başlanan dizide, 1980 darbesini yaşamış, farklı görüşlere sahip iki ailenin hikâyesi anlatılıyor. Darbe ile birlikte bir ailenin işleri çok iyi giderken, diğer aile yıkıma uğrar. Kendisine yapılan kötülüklere daha fazla dayanamayan mağdur ailenin babası ölür. Daha doğrusu köyde çıkacak bir Alevi-Sünni çatışmasına izin vermediği için öldürülür. Olaylar daha da içinden çıkılmaz bir hal alır ve suç Alevilerin üstüne atılır.
80 bölüm olarak planlanan dizide medya, siyaset ve mafya üçgeninde ilerleyen hikâyenin ilk dört bölümü 1980 yılını, diğer bölümleri ise 1980'den 1996'ya kadar geçen zamanı kapsıyor. Yapımcılığını Mustafa Kartal'ın üstlendiği dizinin yönetmeni Taner Tunç. Dizinin başrollerini Tekin Temel, Füsun Kostak ve Yunus Emre Yıldırımer paylaşıyor.

ZAMAN
Tarih, 12 Eylül 1980... Siyah-beyaz ekrandan halka hitap eden dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, yanına aldığı kuvvet komutanlarıyla ordunun yönetime el koyduğunu anlatıyor...
Ekran gerisinde ise lağvedilen partiler, tutuklanan liderler, işkenceler... Darbe Türkiye'de siyasi gelenekleri altüst ederken, darbe şartlarını olgunlaştırma sürecinde ve sonrasında atılan nifak tohumları ile halk da Kürt-Türk, Alevi-Sünni diye bölünüp birbirine düşman edilir. Bugüne kadar pek çok kitaba, filme ve diziye konu olan 12 Eylül askerî darbesi ve sonrası Samanyolu televizyonunun yeni dizisi "Güz Gülleri"nde işleniyor. Dizide, o dönemde uyandırılan fitnenin nelere mal olduğu, darbeden nemalananların, darbe mağdurlarına neler yaşattığı, iki ailenin hikâyesi üzerinden ekrana yansıyacak.
Çekimlerine önceki gün Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde başlanan dizide, 1980 darbesini yaşamış, farklı görüşlere sahip iki ailenin hikâyesi anlatılıyor. Darbe ile birlikte bir ailenin işleri çok iyi giderken, diğer aile yıkıma uğrar. Kendisine yapılan kötülüklere daha fazla dayanamayan mağdur ailenin babası ölür. Daha doğrusu köyde çıkacak bir Alevi-Sünni çatışmasına izin vermediği için öldürülür. Olaylar daha da içinden çıkılmaz bir hal alır ve suç Alevilerin üstüne atılır.
80 bölüm olarak planlanan dizide medya, siyaset ve mafya üçgeninde ilerleyen hikâyenin ilk dört bölümü 1980 yılını, diğer bölümleri ise 1980'den 1996'ya kadar geçen zamanı kapsıyor. Yapımcılığını Mustafa Kartal'ın üstlendiği dizinin yönetmeni Taner Tunç. Dizinin başrollerini Tekin Temel, Füsun Kostak ve Yunus Emre Yıldırımer paylaşıyor.
ZAMAN
Labels:
güncel,
haber,
Samanyoluhaber,
shaber,
stv,
stv dizi haberleri,
stv dizileri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)