15 Kasım 2010 Pazartesi
Arefe gününü ibadet ve oruçla geçirmeli
Arefe gününü ibadet ve oruçla geçirmeli
Arefe denildiğinde alışveriş ve bayram hazırlığı gelir aklımıza. Ama arefe dini anlamda teslimiyet, ibadet ve duanın yoğunlukla yaşanması gereken bir gündür. Kur'an'ımız, Zilhicce ayının ilk 10 gününe dikkat çekerken, Peygamberimiz de (sas) bu günü cumanın faziletine benzetiyor. Duaların en faziletlisinin arefe günü yapılan olduğunu anlatıyor. Bu günü oruçla, duayla geçirebilir, kendimizi Arafat'ta tahayyül edebiliriz.
Arefe, Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Fecr Sûresi'nin ikinci âyetinde geçen "Ve on geceye yemin olsun" ifadesinin Ramazan'dan çok Kurban'a işaret etmesi görüşü daha ağırlıklıdır. Resulullah (sas) arefe gününün faziletini anlatırken şöyle buyuruyor: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246)
Resulullah (sas), "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nın kıymet verdiği günü hürmet ederek bilinçli bir şekilde yaşamaya gayret etmemizi istemiştir. Hürmet; verilen nimeti idrak etmekle, verileni bilmekle, görebilmekle ve 'ârif' olmakla başlar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istiğfarla geçirmek kullarını arefe gününde bağışlayacağını müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve şükrün bir ifadesidir. Hazreti Aişe (r.anha) arefeyle ilgili şu rivayette bulunuyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok âzâd etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436)
Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nın Arafat'ta buluştukları gündür. "Tevriye" ise arefe gününden bir önceki güne denir. Arefe günü oruç tutmak çok daha sevaptır. Resulullah (sas) bugün oruç tutmayı şu mübarek ifadelerle teşvik etmiştir: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır."
Arefe gününü hacılarla birlikte yaşayalım
Arefe günü hacılar Arafat'ta vakfe yapıp dua ederken mânen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak edebiliriz. Hacıların Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabb'im)" diyerek dil, ırk, ten ayrımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidir. Resulullah şöyle buyurmuştur: "Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır." (Beyhaki) Arefe günü kabir ziyareti yapabilir, okuduğumuz Kur'an'ları geçmişlerimize hediye edebiliriz.
Ebû Katâde'den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah'a (sas) arefe günü tutulan orucun fazileti soruldu; O da, "Geçmiş bir yılın ve gelecek bir yılın günahlarına kefâret olur." buyurdu. (Müslim, Sıyâm 196, 197)
Bayram gecelerini aynen kandil geceleri gibi dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur'an okumak ve Allah Teâlâ'dan af ve mağfiret dilemek gerekir. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini, sevabını umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez." (Mecmeu'zevâid, c. 2, s. 198) Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
MUSTAFA AYDIN İSTANBUL - 14.11.2010 (Zaman Gazetesi)
Labels:
Arefe günü,
bayram,
samanyolu,
stv
13 Kasım 2010 Cumartesi
SAMANYOLU TV YENİ DİZİ
Samanyolu'nda Güz Gülleri açacak
Tarih, 12 Eylül 1980... Siyah-beyaz ekrandan halka hitap eden dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, yanına aldığı kuvvet komutanlarıyla ordunun yönetime el koyduğunu anlatıyor...
Ekran gerisinde ise lağvedilen partiler, tutuklanan liderler, işkenceler... Darbe Türkiye'de siyasi gelenekleri altüst ederken, darbe şartlarını olgunlaştırma sürecinde ve sonrasında atılan nifak tohumları ile halk da Kürt-Türk, Alevi-Sünni diye bölünüp birbirine düşman edilir. Bugüne kadar pek çok kitaba, filme ve diziye konu olan 12 Eylül askerî darbesi ve sonrası Samanyolu televizyonunun yeni dizisi "Güz Gülleri"nde işleniyor. Dizide, o dönemde uyandırılan fitnenin nelere mal olduğu, darbeden nemalananların, darbe mağdurlarına neler yaşattığı, iki ailenin hikâyesi üzerinden ekrana yansıyacak.
Çekimlerine önceki gün Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde başlanan dizide, 1980 darbesini yaşamış, farklı görüşlere sahip iki ailenin hikâyesi anlatılıyor. Darbe ile birlikte bir ailenin işleri çok iyi giderken, diğer aile yıkıma uğrar. Kendisine yapılan kötülüklere daha fazla dayanamayan mağdur ailenin babası ölür. Daha doğrusu köyde çıkacak bir Alevi-Sünni çatışmasına izin vermediği için öldürülür. Olaylar daha da içinden çıkılmaz bir hal alır ve suç Alevilerin üstüne atılır.
80 bölüm olarak planlanan dizide medya, siyaset ve mafya üçgeninde ilerleyen hikâyenin ilk dört bölümü 1980 yılını, diğer bölümleri ise 1980'den 1996'ya kadar geçen zamanı kapsıyor. Yapımcılığını Mustafa Kartal'ın üstlendiği dizinin yönetmeni Taner Tunç. Dizinin başrollerini Tekin Temel, Füsun Kostak ve Yunus Emre Yıldırımer paylaşıyor.

ZAMAN
Tarih, 12 Eylül 1980... Siyah-beyaz ekrandan halka hitap eden dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, yanına aldığı kuvvet komutanlarıyla ordunun yönetime el koyduğunu anlatıyor...
Ekran gerisinde ise lağvedilen partiler, tutuklanan liderler, işkenceler... Darbe Türkiye'de siyasi gelenekleri altüst ederken, darbe şartlarını olgunlaştırma sürecinde ve sonrasında atılan nifak tohumları ile halk da Kürt-Türk, Alevi-Sünni diye bölünüp birbirine düşman edilir. Bugüne kadar pek çok kitaba, filme ve diziye konu olan 12 Eylül askerî darbesi ve sonrası Samanyolu televizyonunun yeni dizisi "Güz Gülleri"nde işleniyor. Dizide, o dönemde uyandırılan fitnenin nelere mal olduğu, darbeden nemalananların, darbe mağdurlarına neler yaşattığı, iki ailenin hikâyesi üzerinden ekrana yansıyacak.
Çekimlerine önceki gün Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde başlanan dizide, 1980 darbesini yaşamış, farklı görüşlere sahip iki ailenin hikâyesi anlatılıyor. Darbe ile birlikte bir ailenin işleri çok iyi giderken, diğer aile yıkıma uğrar. Kendisine yapılan kötülüklere daha fazla dayanamayan mağdur ailenin babası ölür. Daha doğrusu köyde çıkacak bir Alevi-Sünni çatışmasına izin vermediği için öldürülür. Olaylar daha da içinden çıkılmaz bir hal alır ve suç Alevilerin üstüne atılır.
80 bölüm olarak planlanan dizide medya, siyaset ve mafya üçgeninde ilerleyen hikâyenin ilk dört bölümü 1980 yılını, diğer bölümleri ise 1980'den 1996'ya kadar geçen zamanı kapsıyor. Yapımcılığını Mustafa Kartal'ın üstlendiği dizinin yönetmeni Taner Tunç. Dizinin başrollerini Tekin Temel, Füsun Kostak ve Yunus Emre Yıldırımer paylaşıyor.
ZAMAN
Labels:
güncel,
haber,
Samanyoluhaber,
shaber,
stv,
stv dizi haberleri,
stv dizileri
12 Kasım 2010 Cuma
KOLLAMA 102. Bölüm - Mazhar Bey Deşifre Olacak mı?
Adaya düzenlenen suikast girişiminin faturası devlete kesiliyor... Mazhar Bey tedirgin... Leyla ise kimliğini açıklamak zorunda...

Kollama 102. Bölüm
Adaya düzenlenen suikast girişimini devlet aleyhinde kullanmak isteyen Pikeas
ve adamları bu planda başarılı olur. Şimdi Yiğit hapse girmeli, Mazhar Bey ise deşifre olmalıdır.
Kaya Minik, bütün oyunlarını Mazhar Bey üzerine oynar. Mazhar Bey bu defa ciddi
şekilde tuzağa düşmüştür. Leyla ise Yiğit ile her karşılaşmasında heyecanlanmakta
ister istemez bir şeyleri belli etmektedir. Ve bazı şeyleri itiraf etmenin vakti gelmiştir.
Necip ise Sinan'ın peşini bırakmayacaktır fakat Nurbanu'dan kendisini çok üzecek haberler gelecektir.
ve adamları bu planda başarılı olur. Şimdi Yiğit hapse girmeli, Mazhar Bey ise deşifre olmalıdır.
Kaya Minik, bütün oyunlarını Mazhar Bey üzerine oynar. Mazhar Bey bu defa ciddi
şekilde tuzağa düşmüştür. Leyla ise Yiğit ile her karşılaşmasında heyecanlanmakta
ister istemez bir şeyleri belli etmektedir. Ve bazı şeyleri itiraf etmenin vakti gelmiştir.
Necip ise Sinan'ın peşini bırakmayacaktır fakat Nurbanu'dan kendisini çok üzecek haberler gelecektir.
Labels:
kollama,
kollama 102. bölüm,
kollama fragman,
kollama izle,
Leyla,
Mazhar Bey,
Yiğit
10 Kasım 2010 Çarşamba
GÜZ GÜLLERİ 6. Bölüm -
Meryem geçmişin izlerini unutmaya çalışmaktadır fakat olaylar hiç istemediği yönde gelişir. Hukuk öğrencisi oğlu Yusuf, babasının katili Hazım'ın kahyası Kırbaçlı'nın kızına aşık olunca her şey başa döner. Yusuf, aşkı ile mantığı arasında kalır, ne yapacağını bilemez.
7 Kasım 2010 Pazar
GÜZ GÜLLERİ 5. Bölüm - Meryem'i karanlık günler bekliyor...
Meryem perişan... Bilal ise çıkmaz bir yolda... Hileye karışırsa; annesi kurtulacak... Dürüstlüğü seçerse; annesini kaybedecek...

Bilal, kardeşi Yusuf'un suçunu üstlenerek Hazım'ın evini yaktığını iddia eder. Bu sebeple ıslahevine gönderilir. Fakat ıslahevinde Bilal'in hayatını değiştirecek gelişmeler olur.
Meryem ise Yusuf ile birlikte Mehmet Efendi'nin yanına gitmek istemektedir. Ama onu bir türlü bulamaz. Hazım'ın eşi Gülnihal, Meryem'e yardım eder ve Mehmet Efendi'nin adresini ona verir. Meryem ve Yusuf, Mehmet Efendi'nin yanına İstanbul'a gideceklerdir fakat ıslahevindeki sıcak gelişmeler, Meryem'in yönünü değiştirecektir. Gördüğü işkenceler sonucu kapıldığı böbrek hastalığı ise peşini bırakmayacaktır.
Meryem ise Yusuf ile birlikte Mehmet Efendi'nin yanına gitmek istemektedir. Ama onu bir türlü bulamaz. Hazım'ın eşi Gülnihal, Meryem'e yardım eder ve Mehmet Efendi'nin adresini ona verir. Meryem ve Yusuf, Mehmet Efendi'nin yanına İstanbul'a gideceklerdir fakat ıslahevindeki sıcak gelişmeler, Meryem'in yönünü değiştirecektir. Gördüğü işkenceler sonucu kapıldığı böbrek hastalığı ise peşini bırakmayacaktır.
5 Kasım 2010 Cuma
KOLLAMA 101. Bölüm - Suikast basına sızıyor!
Sabit, son görevini ifaa ediyor... Pikeas ilk kez umutsuz... Yiğit, Leyla bilmecesini çözemezken; Necip kurtuluş için bir ışık arıyor...

Yiğit Sabit'i toprağa verme hazırlığı yapmaktadır.
Kaya Minik ise terör örgütü liderine düzenlenen suikastı bir şekilde basına sızdırır.
Bundan sonra olacaklar herkesi derinden etkileyecektir. Yiğit katil ilan edilir. Devlet zan altındadır.
Necip ise kendisini hapisten kurtaracak bir ışığın peşindedir. Hapisten kurtulmalı, çocuklarını Sinan'ın elinden almalıdır. Alperen babasına kavuşmak için elinden geleni yaparken, Nurbanu'da şaşırtıcı gelişmeler olmaktadır.
Kaya Minik ise terör örgütü liderine düzenlenen suikastı bir şekilde basına sızdırır.
Bundan sonra olacaklar herkesi derinden etkileyecektir. Yiğit katil ilan edilir. Devlet zan altındadır.
Necip ise kendisini hapisten kurtaracak bir ışığın peşindedir. Hapisten kurtulmalı, çocuklarını Sinan'ın elinden almalıdır. Alperen babasına kavuşmak için elinden geleni yaparken, Nurbanu'da şaşırtıcı gelişmeler olmaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)