3 Nisan 2011 Pazar

GÜZ GÜLLERİ 25. Bölüm - Menekşe İntikam Hazırlığında!

Resim


Beklemedikleri bir şekilde tuzağa düşen Kral ve Bilal, intikam arzusu içindedir. Ancak hiçbir şey, istedikleri gibi gerçekleşmez, Hazım'dan da intikam alamazlar. Yakalanan Bilal, sorgu odasına alınır ve işkenceye maruz kalır.

Yasemin, hapiste zor anlar yaşarken diğer tarafta Hazım, kızı Gizem ile tekrar bir araya gelmenin keyfini çıkarır.  
Öfkesi bir türlü geçmeyen Menekşe ise Cem'den intikam almaya kararlıdır. Bunu anlayan Meryem ve Yusuf ise, Menekşe'yi engellemeye çalışır ama başarılı olamazlar.






Güz Gülleri 25. Bölümü Küre TV'den izleyebilirsiniz.


Güz Gülleri 25. Bölüm

1 Nisan 2011 Cuma

FARKI DESENLER 24. Bölüm - Feride'nin Atlattığı Büyük Tehlike...

Resim

Kaçırılma olayıyla ilgisi olduğu anlaşılan Semra yakalanıp nezarete atılır. Kulübede tek başına kalan Feride ise büyük bir tehlike atlatır. Feride'yi bulmak için seferber olan aile fertlerinin sıkıntılı günleri devam eder. Pınar'ın aniden ortadan kaybolması ise akıllarda soru işareti bırakır.

Yaşar ise farkında olmadan büyük bir belaya bulaşır. Galip ile birlikte hareket eden Yaşar, bu durumdan kurtulmak için Yasemin'den yardım ister.




Farklı Desenler 24. Bölümü Küre TV'den izleyebilirsiniz.


Farklı Desenler 24. Bölüm

Nebilerin Bile İmreneceği Topluluklar!

Allah ne güzel!..

Onun karşısında bir başka güzellik de, insanın, kendini günde birkaç defa sıfırlayıp, mutlak kemâlin O'na ait olduğunu vurgulamasıdır. Evet, insan Allah'ın azameti karşısında 'ben... ben... ben...' diyeceğine, mârifet-i sâni adına açılan menfezlerden içeri girerek, asıl büyüklüğün O'na, küçüklüğün ise kendine ait olduğunu ilân etmelidir. 

Yine insan, kendisine ihsan edilen maddî ve mânevî şeyler karşısında 'Ben kim, bu ihsanlara lâyık olmak kim? Şayet O'nun sonsuz lütfu olmasaydı, ben bunlara sahip olamazdım.' diye düşünmeli, hatta böyle düşünmeye kendini şartlandırmalıdır. Burada Üstad Hazretleri'nin 'Allah'ın en büyük ihsanı insana mazhar olduğu lütufları hissettirmemesidir.' sözünü hatırlamak yerinde olur zannediyorum. Evet, bu belki de en büyük bir mazhariyettir. Keşke insanlar bunun şuurunda olabilselerdi!.. 

Bazı hadislerde 'Ahirette bütün nebilerin gıpta ile bakacakları topluluklar'dan bahsedilir. İhtimal bu topluluklar, peygamberâne bir azim ve kararlılıkla hizmet eden ve yaptıkları hizmet karşılığında hiçbir beklentiye girmeyen kişilerdir. M.Âkif, Çanakkale şehitleri için 'Yine bir şey yaptım diyemem hatırana.' der. Aynen öyle de, din-i mübin-i İslâm için büyük büyük işler yapanlar 'Yine bir şey yapamadık Senin için.' demelidirler ki, hadiste bahsedilen topluluk içine girebilsinler. 

Müslümanlıkta tevazu, mahviyet ve hacalet esastır. İslâm'a göre insan kendi acizliği ve fakirliğini anlayabildiği ölçüde seviye kazanır. Hemen her toplum içinde zenginlik, makam, ilim, güzellik, soy vb. şeyler büyüklük vesilesi olarak kabul edilen şeylerdendir. Tevazu ise bunlara rağmen insan hayatına hâkim olması gereken bir ahlâk-ı âliyedir. Yani yukarıda saydığımız şeylerle tevazu birbirine rağmen işleyen, biri diğerine engel olan iki unsurdur. Fakat Müslümanlık açısından önemli olan, insanın iradesi ile bunu aşmasıdır. Tıpkı Nebiler Sultanı Hz. Muhammed (sallahu aleyhi vesellem) gibi. O kovulmuş olduğu Mekke'ye seneler sonra muzaffer bir komutan olarak girerken, tevazuundan mübarek başları, binitinin eğerinin kaşına değecek kadar aşağılardaydı. Hatta denilebilir ki O, 23 yıllık insanı gurura, kibire, büyüklenmeye sevk edebilecek hâdiselerle dopdolu hayatında tevazu ve mahviyete ters bir davranışta bulunmadığı gibi, bunlar O'nun tevazu ve mahviyetinin artmasına sebep teşkil etmiştir. İşte bu bizim 'kendini sıfırlama' diye ifade ettiğimiz husustur. Zaten insan Allah'ın kulu değil midir? Allah'ın kulu olma lütfundan rahatsızlık duyma olur mu? Büyükler, Hakk'a kulluğu en büyük pâye saymışlardır. Allah Rasülü'nün 'kul peygamberliği' tercihi bizlere ne önemli bir örnek teşkil eder! 

Hâsılı, kendini Allah'ın yüklediği misyonun dışında farklı farklı makamlarda gören insan, bana göre İslâmî esasları tam kavrayamamış, psikolojik açıdan da rahatsız biridir.



Alıntı

Kurgu ile gerçek yine karıştı

Türkiye, gerçekle kurgunun birbirine karıştırıldığı ender ülkelerden. Gün geliyor ölen bir karakterin ardından cenaze namazı kılınıyor, gün geliyor bir oyuncunun filmdeki esas oğlana yaptığı kötülük yüzünden sokak ortasında dayak yemesi konuşuluyor.

Herkesin görmek istediği yerden baktığı ve eleştirisini buna göre yaptığı ülkemizde bu tür dizi ve filmlere bir yenisi daha eklendi. Samanyolu TV'de ekrana gelen Kollama, gündemdeki olaylarla ilişkilendirilerek hedef tahtasına konuldu. Basında çıkan bazı haberler, dizide geçen bir sahne yüzünden Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün yeni görevine atanmasını Kollama'ya bağladı. Samanyolu Televizyonu da bir açıklama ile bu iddialara cevap verdi. Kanal tarafından yapılan açıklamada, "Kollama dizisinde bire bir Ergenekon davasındaki karakterlerin ve olayların canlandırıldığı, filmde yer alan Savcı Zeki Yahya karakterinin ise Savcı Zekeriya Öz olduğu ileri sürülmüştür. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Kollama dizisinde yer alan kişiler tamamen hayali ve olaylar da kurgusaldır. Dizideki karakterler gerçek hayatta herhangi bir kişiyi temsil etmemektedir." denildi.

Kollama'nın tartışılan bölümünde NE OLMUŞTU?

Kollama dizisinin 25 Mart'ta ekrana gelen bölümünde Savcı Zeki Yahya'ya komplo kurulmuş, bir avukatın taciz iddiası nedeniyle müsteşar tarafından "Şimdilik dinlenmeye alınmıştır." açıklaması yapılmıştı. Zeki Yahya, hakkındaki iddia nedeniyle toplum içine çıkamaz durumda gelmişti. Yerine gelen savcının ise 'Yüce Baron'a bağlılığına gönderme yapılmıştı. Samanyolu'ndan yapılan açıklamada, iki olay arasında hiçbir benzerlik olmadığı gibi, iddiaların gerçek yanı bulunmadığına da dikkat çekildi. Dizideki savcının görevine yeniden getirilip getirilmeyeceği, sürecin nasıl işleyeceği ise bu akşamki bölümde ortaya çıkacak.


Resim

YUSUF BÜLBÜL İSTANBUL - 01.04.2011 [ZAMAN]



Alıntı

ŞEFKAT TEPE 19. Bölüm - Serdar Komutan, Suikastı Önleyebilecek mi?

Resim


Albay'a yapılacak suikast için Leyla'yı kullanmak isteyen örgüt, hazırlıklarını tamamlamak üzeredir. 
Gelişmeleri haber alan Serdar Komutan, gereken tüm önlemleri alır. Fakat Çetin'in başka bir planı daha vardır.

Çetin, hedef aldığı bütün isimleri bir evde toplar ve uygun zamanı bekler. 
Plan kusursuz işlerken, Asmin'in Baran hakkında iddia ettiği gerçekler, her şeyi alt üst eder. 
Bu arada Leyla'nın örgüt tarafından dinlendiğini bilmeyen Serdar Komutan, Leyla'yı konuşturmaya çalışır.

Şefkat Tepe, 19. bölümü ile 2 Nisan Cumartesi 19:50'de Samanyolu TV'de ve aynı zamanda Küre TV'de...



Şefkat Tepe 19. Bölümü Küre TV'den izleyebilirsiniz.



Şefkat Tepe 19. Bölüm

Maceracı, Dadaşlar Kenti Erzurum'da!

Resim

Bu hafta Erzurum'da yeni maceralar peşinde koşan Maceracı, şehri karış karış gezerek birbirinden renkli görüntüleri ekrana taşıyor. Erzurum çarşılarında dolaşan Murat Yeni, süs eşyalarından takı imalatına, birçok alanda kullanılan oltu taşını tanıtıyor.

Yöresel bir tat olan cağ kebabını tanıtmak için kolları sıvayan Murat Yeni'nin acemiliği ortaya ilginç görüntülerin çıkmasına neden oluyor. Daha sonra, geleneksel Dadaş gecesine katılan Maceracı ve ekibi, Erzurumlular'ın gelenekleri 
ile ilgili renkli görüntüleri izleyicilerle paylaşıyor. Murat Yeni'nin de katıldığı seyirlik oyunlar, programa renk katıyor.





Maceracı Erzurum Bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.


Maceracı Erzurum Bölümü