Kaya Minik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaya Minik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2011 Çarşamba

TEK TÜRKİYE 148. Bölüm - Dila Mahkemede, Tarık Yoğun Bakımda!

Resim

Zaim, Kaya Minik hakkında şikayetçi olan herkesi tehdit etmekle görevlendirilir. Fakat işler planladığı gibi gitmez. Kaya Minik'in serbest kalması konusunda çalışma yapanlara engel olmak için, Tarık kendini feda eder.

Hastanede bulunan Dila ise Minik'in mahkemesine katılmak ve bildiği her şeyi anlatmak için arkadaşlarını toplar ve hapishaneden kaçar. Minik hakkında beraat kararı verilmek üzereyken Dila ve arkadaşlarının salona girmesi herkesi şaşırtır. Minik'ten şikayetçi olduğunu belirten Dila, mahkemede bildiklerini anlatırken, Tarık da yoğun bakımda ölüm kalım savaşı vermektedir.



Tek Türkiye 148. Bölümü Küre TV'den izleyebilirsiniz.


Tek Türkiye 148. Bölüm

16 Haziran 2011 Perşembe

KOLLAMA 133. Bölüm

Karanlık güçler için çalışan Baron, Kaya Minik ve Azize, yapılan ani baskınlarla yakalanır ve nezarete atılırlar. Büyük bir hesaplaşmanın yaşanacağı mahkeme gününü bekleyen isimlere Avukat Arzu ile Pikeas’ta eklenir. Tüm isimlerin hesap vereceği mahkeme salonunda, bir hesaplaşma da Pikeas ile üstleri arasında yaşanır. Baron ise karanlık olaylarla ilgili gerçekleri açıklamaktansa intihar etmeyi tercih eder. Diğer yandan suçluların hesap veriyor oluşuna sevinen Necip amir, Yiğit, Memduh ve ekibinin morali ise, mahkemedeki gizli tanıklara düzenlenen suikast ile bozulur.




Kollama 133. Bölümü Küre TV'den izleyebilirsiniz.


Kollama 133. Bölüm


Kollama, 133. Bölümü ile 17 Haziran Cuma saat 20:30'da Samanyolu TV'de...

18 Nisan 2011 Pazartesi

KOLLAMA SET RÖPORTAJI -1-

“Bir sevda düştü içimize, her şey önce yüce vatan için dedik
Yüreğimizle sevdik, bileğimizle yendik
Gücümüzü Hak’tan aldık, kor ateşlerde yandık”

Diyerek bir kez daha çıkmıştık bu yollara “Kollama” adıyla. İşte böyle gönülden bir yapım hakkında görüşmek, oyuncularımızla sohbet etmek adına günler öncesinden görüşüp bir gün belirledik değerli yapım sorumlusu Murat Kolot ile. Tabiî önce değerli yapımcımız Mustafa Kartal ile görüştük. Setimizin olduğu yere ulaşmak için sabah erken saatlerde yola koyulduk ve uzun bir yolculuğun ardından ekip ruhunun çok iyi anlaşıldığı yere, setimize vardık. Her röportajımızda dile getirdiğimiz gibi bu bir ekip işi ve yönetmeninden oyuncusuna çay yapan ağabeylerden makyözüne kadar herkesin büyük emeği var. Görünen ve görünmeyen bütün kahramanlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, “ellerinize sağlık” diyoruz hep bir ağızdan. Sete vardığımızda yoğun bir çalışma söz konusuydu. Geçtiğimiz bölümde (123. bölüm) yer alan Nurbanu ve Alperen’in Arzu’yu arabaya taşıma sahnesi çekiliyordu. Ekibin sıcak tebessümleriyle söyledikleri “hoş geldiniz”leri karşılayarak çekimi izlemeye koyulduk. Çekime ara verilince Arzu karakterini canlandıran Merve Koçer’in yanında aldık soluğu...

SamanyoluFanları: Merhabalar, http://www.samanyolufanlari.com adlı sitemizin çıkardığı e-dergi Arzuhâl adına buradayız. Nasılsınız?
Merve Koçer: Merhaba, hoş geldiniz. İyiyiz sağ olun siz nasılsınız? 
SamanyoluFanları: Teşekkür ederiz bizler de iyiyiz. Set nasıl gidiyor? Arzu ne durumda?
Merve Koçer: Yoğun şekilde çalışmalara devam ediyoruz. Bakalım sonuç nasıl olacak... Arzu’nun son durumu hakkında ben de detaylı bilgiye sahip değilim maalesef... =)

Resim

Tam sohbet koyulaşacak derken çekimler tekrar başlıyor, Merve Hanım izin isteyerek hemen geleceğini söylüyor. Makyajı tazelenene kadar biz de Alperen rolüne hayat veren Enes Fındık ile selamlaşıyoruz.

SamanyoluFanları: Enescim selamlar nasılsın? 
Enes Fındık: Merhaba, iyiyim abla sen nasılsın?
SamanyoluFanları: Bizler de iyiyiz, çekimler nasıl gidiyor? Yoğunluk var mı Alperen’in olduğu sahnelerde? Dersler nasıl? =)
Enes Fındık: Güzel gidiyor şu an. Benim çekimlerim o kadar yoğun değil. Derslerim? =) Derslerim de çok güzel.

Resim

Hocamız Barış Yöş, oyuncuların toparlanmasını istiyor ve o sahne tekrar tekrar çekilip en güzel sonuç alınıyor. Daha sonra Nurbanu ve Alperen’in Arzu’yu arabaya bindirmeleri ve dedeleri Sinan ile karşılaşma sahneleri, provalar ardından çekimi tamamlanıyor.

Resim

Merve Koçer: Kusura bakmayın böyle sizi de bekletiyoruz.
SamanyoluFanları: Yok estağfirullah, Kollama’nın yeterince reyting aldığını düşünüyor musunuz? 
Merve Koçer: O kadar uğraşılıyor ve emek veriliyor. Hak ettiği reytingi aldığını düşünmüyorum. Herhalde toplumun duyarsızlığından kaynaklanıyor bu yersiz reyting düşüşü.
SamanyoluFanları: 121. bölüm yirminci;122. bölüm çok beğenilmesine rağmen yirmi üçüncü oldu. Bu da bizleri üzüyor.
Merve Koçer: Evet maalesef öyle.
SamanyoluFanları: 122. bölümde yer alan zehirlenme sahnesi harikaydı. O sahne çok beğenildi. Çok zor çekilmiştir herhalde?
Merve Koçer: Evet, kesinlikle zor bir çekimdi. Mide bulandırıcı gözüken kısımlar cidden mide bulandırıcıydı. Peynir ve çay bir süre ağzıma koymam sanırım. (Gülüşmeler)
SamanyoluFanları: Oyunculuk sizin için meslek mi yoksa hobi mi?
Merve Koçer: Oyunculuk benim mesleğim. Zaten tiyatro çıkışlıyım. Hobi olarak bakanları desteklemiyorum.
SamanyoluFanları: http://www.samanyolufanlari.com sitemizi takip ediyor musunuz? Nasıl buluyorsunuz?
Merve Koçer: Evet, fırsat buldukça takip ediyorum. Benim başlığım tartışmalar yüzünden kilitlenmişti onu biliyorum, gördüm. (Gülüşmeler)
SamanyoluFanları: Kusura bakmayın, tartışmalar yatışır, başlık temizlenir ve açılır, açılmıştır da muhtemelen... =)
Merve Koçer: Vakit buldukça takip etmeye çalışıyorum ve başarılı buluyorum.

Resim

Sinan’ın evindeki çekimler bitiyor ve hastane çekimleri için yer değiştiriyoruz. Setin toplanması ve çekim mekanına gitmek yaklaşık bir saatimizi alıyor. Arabalar park ediliyor, set tekrar kuruluyor ve yemek arasından sonra tekrar çekime başlamak üzere oyuncu hazırlıklarına devam ediliyor. O sırada Nurbanu karakterini canlandıran Gökçe Akyıldız ile sohbet ediyoruz.

Resim

Resim

SamanyoluFanları: Tekrar merhaba Gökçe, nasılsın? 
Gökçe Akyıldız: Merhaba, iyi diyelim iyi olalım. Sen nasılsın?
SamanyoluFanları: Biz de iyiyiz, Kollama nasıl gidiyor? Nurbanu babasına döndü. Sürprizler olacak mı, haberler sende. =)
Gökçe Akyıldız: Bana göre gayet güzel hatta yorucu geçiyor. Uykusuz kalıyorum çok. Okulla beraber bayağı zor oluyor. Yarın çok önemli bir sınavım var ama setteyim gördüğünüz gibi. =) Ben de sizin bildiğiniz kadar biliyorum. Nurbanu’nun geçen bölümdeki (122. bölüm) tavrı ve hareketleri nasıldı? Beğenildi mi merak ediyorum.
SamanyoluFanları: Ne diyelim Allah yardımcınız olsun. Evet Nurbanu’nun o hırs, öfke ve kin dolu bakışları, hâl ve hareketleri herkes tarafından büyük beğeni topladı. Maşallah, emeğine sağlık.
Gökçe Akyıldız: O sahneler o kadar zor çekildi ki... İnşallah beğenilmiştir.
SamanyoluFanları: Müsait olduğun zamanlarda sitemizde seni görmek bizi mutlu ediyor bir kez daha söyleyelim bunu da. =)
Gökçe Akyıldız: Fırsat buldukça girmeye yazmaya çalışıyorum, sağ olsun arkadaşlar...

Gökçe ile sohbetimiz çekimlerin yeniden başlamasıyla sona eriyor. Bir ara Necip Amirimizi görüyoruz fakat uzun uzadıya sohbet etme imkanı bulamıyoruz. Bu da setin ve oyuncularımızın çok yoğun olmasından kaynaklanıyor. Şimdilik Necip Amirimizden sizler için güzel bir fotoğraf alabiliyoruz bu sayı için. Şimdilik diyorum çünkü Kollama Set Röportajımız iki kısımdan oluşuyor. “Kollama Set Röportajı - 2” olarak yayımlayacağımız diğer bölümde, sürpriz konukları bir nevi siz değerli üyelerimizin evine konuk edeceğiz. Unutmadan, yapımların bitirilmesinde reyting kaygısı güdülmemesine rağmen ilk yüz programın içine girememesi ve izlenmemesi etkili olmuş. “Yapılan yapımlarda ilk yüzün içine girmek, ‘evet ben de bu işin içimdeyim”’ demektir. O yüzden bitirilmesi uygun görülmüş ve bitirilmiştir.” şeklindeki açıklamayı siz ‘Samanyolu Fanları’na iletirken, bizden söylemesi diyor ve “Kollama Set Röportajı - 2” yi sabırla beklemenizi tavsiye ediyoruz.

Muhabirimiz beyazinci’ye teşekkür ederiz.

Resim



Alıntı



























24 Mart 2011 Perşembe

KOLLAMA 121. Bölüm - Katil Kim?

Arzu'nun gerçek yüzü ortaya çıkıyor...
Zeki Yahya kurulan tuzağın kurbanı oluyor...
Memduh ise ya Necip'i kullanıyor ya da ona gerçekten yardım ediyor...

Resim

Karanlık güçlerin hedefindeki Zeki Yahya, kendisine hazırlanan komplolar yüzünden baktığı davadan çekilmek zorunda kalır. Bu yüzden dava ile ilgili deliller başka bir savcıya emanet edilir. Amir Necip ise eşini Arzu'nun öldürdüğü ile ilgili delillere ulaşır.

Bu delilleri mahkemede kullanmayacak olan Necip, Sinan'a kendi kızının katilini açıklamaya karar verir. Sinan, bu acı gerçeğin kanıtı olan ses kaydını dinler.

Bu arada Baron ve Kaya Minik, istihbarat ile ilgili derin planlar yaparlar. Ya suç üstü yakalanacaklar, ya da başarılı olacaklardır.


29 Ocak 2011 Cumartesi

Tek Türkiye Dizisinin Oyuncuları Bilgi Yarışması'nda

Özel Merve Eğitim kurumlarına bağlı Selçuklu Abdullah Aymaz, Meram Abdullah Aymaz ve Mehmet Özdemir İlköğretim okulu 4 ve 5. Sınıf öğrencileri arasında Gonca Dergisi bilgi, seçilmiş üç kitaptan bilgi ve takdim yarışmaları yapıldı.

Tek Türkiye dizisi oyuncusu ve tiyatrocu (Zaim Komutan, Kaya Minik, İşkenceci Bedri)nin jüri olarak katıldığı yarışmalar centilmenlik içinde oldukça heyecanlı geçti. Yarışmacı öğrencilerin gösterdiği üstün performans Jüri üyeleri ve seyircilerin takdirini topladı. Yarışmalar sonucunda Selçuklu Abdullah Aymaz iki alanda Gonca dergisi ve Kitap yarışmalarında birinci olurken Takdim yarışmasında Mehmet Özdemir İlköğretim Okulu 1. Oldu. Yarışma sonunda dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler ile ödüllendirildi.


30 Aralık 2010 Perşembe

KOLLAMA 109. Bölüm - Necip Perişan

Nurbanu hayat mücadelesi veriyor, Necip perişan...

Resim

Necip Amir, Sinan'ın evinde düzenlenen tanışma partisine ekibinden iki kişiyi ajan olarak gönderir. Evin etrafında güvenlik tedbirlerini arttıran Necip, kızı Nurbanu'nun da eve geldiğini görünce tedirgin olur.

Pikeas ile buluşmaya giden Ercan ise, kendine yapılan haksızlığı kaldıramaz ve Pikeas'a rest çeker. Birlikte Sinan'ın evine gitmeleri ortalığı karıştırır. Aralarında çıkan tartışma sonucu Nurbanu vurulur.

Durumu oldukça ağır olan Nurbanu, hastanede yaşam mücadelesi vermektedir. Hayatta kalması için organ nakli gereklidir. Yapılan doku testi sonucu, Nurbanu'yu yeniden hayata bağlayacak kişi kim olacaktır?

Bu arada Pikeas, kargaşadan yararlanıp kaçmaya çalışırken başı daha büyük bir belaya girmiştir. Bu kez Yiğit ile karşı karşıya gelir. Yiğit, Pikeas'ın elini kolunu bağlayacak bir hamle yapmıştır ama bu sefer Mazhar Bey, Pikeas'tan yanadır.




23 Aralık 2010 Perşembe

KOLLAMA 108. Bölüm - Yiğit, Pikeas'ın peşinde!

Melike'nin yaşadığından artık emin olan Yiğit, ona ulaşmak için Pikeas'a ulaşması gerektiğine karar verir. Subay Hüseyin'in intihar ettiği gece çıkan çatışmada Yiğit, Pikeas'ı ele geçirir. Kendi hayatı da tehlikeye giren Leyla, bu kavgada Pikeas'tan yana olur.

Kripto cihazına bir türlü ulaşamayan Pikeas, bu kez de Subay Selim'e komplo kurar. Vatanına ihanet etmek istemeyen Subay Selim, bu ağır yükü taşıyamamaktadır. Mesleği ve şerefini kaybetmek istemeyen Selim'i bu zor durumdan kurtarmak için, Yiğit'in aklına dahiyane bir fikir gelir. Böylece Pikeas'ın kripto cihazına neden ulaşmak istediğini öğrenebileceklerdir.

Ekibiyle birlikte bu sorunlarla uğraşan Amir Necip ise, bir yandan da ayrı kaldığı oğlu Alperen'i düşünmektedir. Babasının bu ayrılıktan yararlanma konusundaki teklifi oldukça hoşuna giden Alperen ise, heyecanla planlar kurmaya başlar.


9 Aralık 2010 Perşembe

KOLLAMA 106. Bölüm

Yap-boz tamamlanmaya başlıyor... Ama bütün deliller Pikeas'ta... Necip, kanunla yapılan adaletsizliğe baş kaldırıyor... Yiğit'se yarım kalan gerçeği öğrenmek üzere...



2 Aralık 2010 Perşembe

KOLLAMA 105. Bölüm

Necip patlamadan hafif sıyrıkla kurtulmuştur, Yiğit’ten ise ses yoktur…

Resim

Yüzbaşının Pikeas tarafından götürülmemesi Necip’de soru işaretleri oluşturmuştur. Pikeas rehin aldığı yüzbaşıyı neden götürmemiştir? Bu arada Nurbanu’nun başı büyük belaya girmiştir. Bu sefer onu kurtaracak kimse yoktur. Baba nasihati dinlememesinin bedelini oldukça ağır ödeyecektir. Leyla ise Pikeas tarafından deşifre edilmiş ama Pikeas şimdilik ses çıkartmamaktadır. Pikeas ülke gündemini sarsacak bir suikast planı hazırlamıştır… Paşa ölmelidir… Ama bu suikast diğerleri kadar masum değil çok can yakıcı olmalıdır… Çok ses getirmelidir… Acımasız suikast planı nasıldır? Nurbanu’nun başı neden büyük beladadır? Yüzbaşı neden hala yaşıyor? Bütün bu soruların cevabı heyecan ile izleyeceğiniz Kollama’nın yeni bölümünde…


18 Kasım 2010 Perşembe

KOLLAMA 103. Bölüm - Kanlı Eylemler Devam Ediyor...

Resim

Yiğit, Mazhar Bey'den aldığı üzücü haber ile sarsılır!
Pikeas ülkeyi sarsacak kanlı eylemlere devam ediyor. Necip ise bu kez operasyonda başarılı olamıyor. Eşi Hüner'in yokluğuna daha alışamadan kızı Nurbanu'nun ondan uzaklaşması Necip'i yıkıyor.

Yiğit'in ise mehmetçiğe düzenlenen eylemi duyduktan sonra sabrı taşıyor. Özgürlük için her şeyi göze alan Yiğit'e, Mazhar Bey'den üzücü bir haber geliyor. Leyla ise görevini başarı ile götürürken ufak bir hatası bir çuval inciri berbat ediyor.


22 Ekim 2010 Cuma

KOLLAMA 99. Bölüm - Necip, Sinan'ın tuzağına düşüyor!

Mazhar Bey suikast planının peşinde... Pikeas'tan gelen sürpriz bir telefon; Yiğit'in bütün işlerini alt üst ediyor... Her şeyini kaybeden Necip, çocuklarıyla vedalaşırken; Leyla'yı büyük bir risk bekliyor...

Resim

Sinan'ın tuzağına düşerek hapse giren Necip'in çocukları zorunlu olarak
Sinan'ın himayesine kalır. Bu durum Necip'in hoşuna gitmese de yapacak başka
bir şey yoktur. Şahin'i sıkıştıran Yiğit tam planı öğrenecektir ki Şahin, ondan hızlı davranır.

Mazhar Bey ise hararetle büyük suikast planını çözmeye çalışır. Örgüt ise sözde
mahkemesini kurmuş ve Mahmut Türk'ü yargılamıştır. Onu ölüme mahkum eden örgüt,
Yiğit'in bir hamlesi ile karışır. Fakat Doktor Yiğit'i fena sıkıştırmıştır, iş yine Leyla'ya kalmıştır.



15 Ekim 2010 Cuma

KOLLAMA 98. Bölüm

Pikeas hapisten çıkmış özgürlüğüne kavuşmuştur… Şimdi iki hedefi vardır. Kaya minik’i ortadan kaldırmak ve içerde aylarca tasarladığı büyük planını devreye sokmak. Kitap ise Pikeas’ı serbest bırakmak karşılığında yabancı güçlere verilmek üzere yola çıkar ama bu yolculuk pek kısa sürer. Kaya Minik Pikeas’tan ve ölümden çok korktuğu için Pikeas’ın ayaklarına kapanır son bir şans dilenir. Af edilmesi için dahiyane bir projesi olması gerekmektedir. Leyla ise Yiğit’lerin elinden kurtulmalı ve yeni tasarlanan projelere yetişmelidir. Necip ise Sinan’ın avı olmuş, ellerinde kelepçe ile hayatında yeni bir döneme merhaba demek üzeredir.



24 Eylül 2010 Cuma

KOLLAMA 4. Sezon Genel Hikayesi

Resim

Yapımcı: Mustafa Kartal
Yönetmen: Barış Yöş

Kollama dizisi 4. Sezon Genel Hikayesi:

Birileri Türkiye'nin kara kutusu sayılacak bir kitabı çalmıştır. Devletin özenle kozmik odasında sakladığı bu kitapta, geçmişten günümüze Türkiye’nin tarihine yön vermiş suikastlerin, provakasyonların, komploların failleri, planları, nedenleri tüm detaylarıyla bir bir yazmaktadır. Ama kitabın çalınma nedeni bu değildir. Bu kitap öyle büyük bir sır taşımaktadır ki kitabı ele geçiren yarının Türkiyesini ele geçirecektir. Kitabın sayfaları arasına Geleceğin Süper Gücü Türkiye satır satır şifrelenmiştir. Devletin kalbine, kara taşın üzerindeki kara karınca gibi yerleşmiş olan Erkenkondu bir yandan, Vatikan, mossad, CIA bir yandan; herkes kitabın peşine düşmüştür. Giderek bir efsane büyür: Kitap kimine Ergenekondan Çıkış. Kimine Davudun Kılıcı. Kimine Mesih. Kimine Deccal olur.

Elbette Devlet Boş durmaz. İstihbaratın efsane ismi Mazhar Bey’i kitabı bulmak ve ait olduğu yere koymakla vazifelendirir. Mazhar Bey’in bu işi çözeceğine inandığı gizli bir silahı vardır: Yiğit Gündüzalp. Üç ay önce Azrail'in elinden çekip almıştır onu. Şimdi devletin selameti için gizli operasyonlarla kitabın izini süreceklerdir. Öte yandan Karısının intikamı peşine düşen Necip’in de kitapla yolu kesişir. Hünerin katilleri kitabın satırları arasındadır. Necip de kitabın peşindedir.

Öyle bir kitap ki kötünün elinde lanet, iyinin elinde rahmet olur…

Öyle bir kitap ki, aramakla bulunmazmış. Ama bulacak olanlar arayanlarmış…

Öyle bir kitap ki henüz yazılmış değil. Henüz okunmuş değil. Mazhar beyin çökerttiği her Erkenkondu hücresinde, yiğitin ve necibin attığı her kurşunda kendini yazmakta bu kitap. Erkenkondu hücre hücre çöktükçe kitap kendini yazmakta, Geleceğin Türkiyesi satır satır oluşmakta.

Belki de bu kitap çalınmış filan değil. Yazılmış hiç değil. Yok bu kitap hiç olmamış. Bu kitap devletin içine çöreklenmiş olan Erkenkondu çetesinin kuyusunu kazımak için uydurulmuş bir oyun.

Bir muamma bu kitap… Bir bilmece… Bir kör düğüm… Ancak bulunduğunda, tabi bulunursa. Ancak okunduğunda, tabi okunursa. Ancak çözüldüğünde tabi çözülürse…