
Çekimlerimiz gayet iyi gidiyor. Haziran ayının son haftası sezon finali yapmayı düşünüyoruz. Yeni sezonda Şefkat Tepe izleyicilerini büyük sürprizler bekliyor. Kimsenin tahmin edemeyeceği olaylar yaşanacak. Asker dizisi olduğu için terhis olanlar, göreve yeni gelenler olacak ama önümüzdeki sezon ana omurgada büyük değişiklik var.
Sizin sezon finaliniz diğer dizilere göre biraz daha uzadı gibi bunun nedeni nedir?
Geçen sezonda bu zamanlar bitirmiştik. Diğer diziler Ramazan ayını baz alarak erken sezon finali yaptılar. Samanyolu Tv’nin Ramazan ayında projeleri olduğu için Ramazan ayı öncesi sezon finalimizi yapacağız ve Ramazan sonrası yeni sezonumuza start vereceğiz.
Çekimler için Konya’yı tercih ettiniz. Bunun sebepleri nelerdir?
Konya’yı tercih etmemizin nedenleri arasında iki önemli maddeyi söyleyebilirim. Birincisi Konya’nın tarihi ve kültürel bir dokuya sahip olması, birçok mekanın Güneydoğu’yu anımsatması ve çok sayıda mağaraların bulunması. İkincisi ise ulaşım kolaylığı. Bildiğiniz gibi Konya kavşak noktasında ulaşım zorluğu çekmiyoruz. Bu diziyi Güneydoğu’da çekseydik sıkıntı yaşardık.
Bu formatta birçok dizi yapıldı ama tutmadı. İzlenmenizdeki en büyük etkeni neye bağlıyorsunuz?
Dediğiniz gibi bizim formatımızda çok sayıda asker dizisi yapıldı ama fazla ilerleyemeden bitirdiler. Bizim izlenmemizdeki en büyük faktör; Yaşanmış olayları gerçeğe yakın bir şekilde işlememizin bölge halkının ve askerlerin sorunlarını ekrana getirmemiz ayrıca sorunlara çözüm üretilmesi yönünden tavsiyelerde bulunmamız bizi bugün bu noktaya getirdi.
İzleyicilerinizin diziye tepkisi ne yönde?
Gayet olumlu eleştiriler alıyoruz. Çok sayıda teşekkürler geliyor bize. Şefkat Tepe sadece Türkiye’de izlenmiyor. Birçok ülkede seyirciyle buluşuyor. Orta Doğuda kahvehanelerin kapatılıp cumartesi günleri bizi izlediğini duyuyoruz. Artık cumartesi günleri Şefkat Tepe gecesi oldu diyebiliriz.
Kaç sezon daha devam etmeyi düşünüyorsunuz?
Ben bir yönetmen olarak uzun süren dizilere karşıyım. Bence bir dizi 3 ya da4 yıl sürmeli onlardan ötesi izleyenleri sıkıyor. Şefkat Tepe’yi 2 yıl sonra bitirmeyi planlıyoruz. Bu 2 yıl boyunca hem ülke gündemine ağırlık vereceğiz hem de kendi hikaye kurgumuzdansenaryomuza devam edeceğiz.
Dağda çalışmak mutlaka zordur. Sizi en çok hangi durumlar zorluyor?
Çekimler sırasında en çok iklimlerden etkileniyoruz. Geçtiğimiz kış çok çetin geçti ve -25 derece çalıştığımızı hatırlıyorum. Biz Türkiye’nin en zor işini yapıyoruz. Dağ tepe demeden sürekli tırmanıyoruz. Haziran ayı geldi sıcaklıklar arttı bugün 32 derecede çalışıyoruz. Haziran ayında böyle sıcakken Ağustos’ta ne yapacağız bilmiyorum. Bu arada oldukça profesyonel bir ekiple çalışıyoruz. Tek Türkiye’den de bize katılan arkadaşlar oldu ve kadromuz çok güçlendi bu yıl. Bölgeyi tanıyan bilen ekip arkadaşlarımız olduğu için pek bir sıkıntı yaşamıyoruz yer seçimi açısından.
Size yetkili mercilerden bir uyarı geldi mi?
Yok, hiçbir şekilde bize uyarı ve veto gelmedi.Böyle oluncada daha kaliteli işler çıkarıyoruz. Olumlu tepkiler alıyoruz. Bu da dizinin izlenmesini arttırıyor. Bugün dizinin izlenme oranına baktığımızda çok önemli bir yerde olduğunu rahatlıklar görebiliriz.
Kaynak; http://www.hakimiyet.com/yerel/hakimiye ... 23247.html
Şefkat Tepe’nin Çekimleri Konya’da Devam Ediyor
Olimpiyat Çocukları Muhteşem Kapanış Töreni’ne Hazırlanıyor

Uluslararası Türkçe Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda çocuklar muhteşem Kapanış Töreni’ne hazırlanıyor.
Dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler ''İnsanlık el ele, bayram o bayram olur'' sloganıyla, mapping gösterileri eşliğinde gerçekleştirilecek muhteşem Kapanış Töreni için uzun saatler prova yapıyor. 10’uncu yıla özel gösteriye hazırlanan öğrenciler 13 Haziran Çarşamba Saat 21:00’de günü son provalarını basına açık olarak gerçekleştirecek.
Her yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen Kapanış Töreni, 14 Haziran’da Türkiye’nin en modern ve yeni stadı olan Türk Telekom Arena’da yapılacak. 52 bin kişilik Aslantepe, dünya çocuklarını ve onları izlemeye gelen binlerce Türkçe sevdalısını ağırlayacak. Bütün saha zemininin sahne olarak kullanılacağı Kapanış Töreni’nde, 290 kişilik dünya çocuklarından oluşan gösteri ekibi; özel ışık, mapping ve projeksiyon teknikleri ile üretilen görsel bir şölen sunacak. Olimpiyatlarda Kapanış Töreni’ne özel bin adet kostüm tasarlandı. Özel gecede dört ayrı kıtanın kültürel değerleri stilize edilecek.
Kapanış töreni için dünya çapında ilgi uyandıran organizasyonların açılış ve kapanış gösterilerine denk muhteşem bir gösteri hazırlanıyor. Gösteri’nin Dünya Futbol Şampiyonası ve Güney Afrika Açılış ve Kapanış Seremonileri seviyesinde olması bekleniyor. Çünkü bu tür büyük organizasyonların hiçbirinde dünyanın 22 ayrı ülkesinde yaşayan öğrencilerin bir araya getirilmesiyle ortaya konulmuş bu çapta bir program yapılmadı. Böylece Türkçe Olimpiyatları bir ilki daha dünyaya armağan etmiş olacak.
135 ülkeden gelen Türkçe’nin çiçekleri 10. yıla özel muhteşem gösteri ve performanslar için ilk provalarını yaptı. Kapanış Töreni’ne hazırlık için Türkçe’nin çocukları günlük 10 saat prova çalışması yapıyor.
Yapılan çalışmalarla ilgili açıklama yapan Türkçe Olimpiyatları Genel Sanat Yönetmeni Cemil Özen, TT Arena programı için, dünyanın 4 kıta ve 22 ülkesinden toplam 270 öğrenci ile çalıştıklarını belirterek dünyanın hiçbir yerinde böyle bir organizasyonun yapılamadığını ifade etti. Bu muhteşem organizasyonun Türkçe Olimpiyatları’nın dünyaya hediye ettiği bir ilk olacağını dile getiren Özen; “Umarız vereceğimiz sevgi, dostluk ve kardeşlik mesajları dünyanın dört köşesinde yankı bulur. Bizlerin ve öğrencilerimizin emekleri hak ettiği değeri bulur. ''dedi. Özen konuşmasında ayrıca şunları söyledi:
''10. yıl vesilesi ile '' İnsanlık El Ele" sloganı etrafında yoğunlaşan kompozisyonlar ve sahne temaları üzerine birtakım koreografiler hazırlandı. Sahne sanatlarının teknik gücünü, dünyanın dört bir tarafından gelen öğrencilerimizin emekleri ile birleştirdik. Halen yüksek tempoda çalışmalar devam ediyor. İzleyenlere unutulmayacak bir şölen yaşatmak için yaklaşık 200 kadar teknik birim çalışma yapıyor. Stad zemininin tamamı kaplanıp ve sahne ve ekran olarak kullanılacak. Yaklaşık 7500 m2 alan üzerinde HD kalitesinde özel hazırlanmış animasyonlar ve görseller belirli bir kompozisyon formatında izleyenler ile buluşacak. 50 kişilik bir orkestra gecenin müziklerini icra edecek. Özel ışık tasarımları üzerinde halen çalışmalar sürdürülüyor. Kapanış programı için yaklaşık 1000 adet kostüm tasarlandı. Dört ayrı kıtanın (Asya, Amerika, Avrupa, Afrika), kültürel değerlerinden yola çıkılıp, yapılan araştırmalar neticesinde bu kıtaları temsil edecek stilize maket çalışmalar yapıldı.''
10.Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Sahne Çalışmaları – Genel Bilgilendirme
Bu yıl Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının 10.yılı, yurt dışındaki okulların ise 20. Yılı olması vesilesi ile özel ve kapsamlı projeler hazırlandı.
Tanıtım, Kültür Şöleni, Şarkı Finali, Şiir Finali, Ödül Töreni gibi ana programların yanı sıra, eş zamanlı olarak 4 grup halinde toplam 41 ilde 10. Türkçe Olimpiyatları şölenleri için hazırlıklar yapıldı.
14 Haziran’da İstanbul Türk Telekom – Arena Stadyumu’nda yapılacak olan kapanış programı için ayrı olarak özel bir sahneleme çalışması hazırlandı.
·Kapanış programı için 4 kıta ve 22 ülkeden toplam 270 öğrenci Dünya kültürlerini, Anadolu kültürleriyle harmanlayıp buluşturacak özel bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Kendi kategorisinde dünyada bir ilk olacak olan sahneleme çalışmasının hazırlıkları Eylül 2011 tarihinde başladı.
Uzun ve zorlu çalışmalardan sonra 22 ülkenin öğrencileri 20 – 28 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da bir araya geldiler ve halen son hazırlıklar için birlikte çalışıyorlar.
Projeler, Anadolu kültür değerlerinin sanatsal bir yansıması olan halk müziği ve halk oyunlarından örnekler ile izleyenlerin beğenisine sunulacak.
Tüm bu bahsi geçen projelerin müzikleri Türkçe Olimpiyatları Müzik Direktörü Ersin Yıldız ve ekibi tarafından bestelendi ve düzenlendi. Toplamda 100’ün üzerinde müzik eseri ile ilgili aranjman ve stüdyo kayıt çalışmaları Ocak 2012 tarihinden itibaren gerçekleştirildi.
Stad programı, Dünya dansları ve Proje kostümleri için özel tasarımlar oluşturuldu ve uygulandı. Tüm sahne programları için tematik, arka plan fon görselleri ve videoları hazırlandı.
Stadyum saha içinde 7500 m2’lik bir alana yansıtılmak üzere özel, tematik görseller ve animasyonlar çalışıldı. Her sahne için ve özellikle TT Arena Stadyum’u kapanış programı için özel ışık kurguları çalışıldı ve çalışılmakta.
Tüm bu çalışmalar için kendi alanlarında uzman kişilerden oluşturulmuş toplamda 200 kişilik dev bir kadro emek vermekte.
PROVALAR
Tarih: 13 Haziran Çarşamba
Yer: Türk Telekom Arena
Saat: 21:00
Kaynak; http://www.internethavadis.com/ilgi-cek ... 38273.html
10. Türkçe Olimpiyatları Kapanış Töreni
Dilimiz Bütün Dünyayı Vatan Kıldı

Sahnenin önünden çok arkası ilgimi çeker. Alkış alan her başarının gerisinde çile vardır çünkü. Meşakkat, sabır ve muhabbetle kavrulduğunda nasıl helvaya dönüşür orada görürsünüz.
Bu yüzden 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları şarkı finalini kulisten izledim. Almanya, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Endonezya, Fas, Gine, Irak, Meksika, Moldova, Senegal, Tanzanya ve Türkmenistanlı öğrencilerin finalist olduğu gecede anladım ki aslında verici olan biz değil onlardı. Hazinemizin büyüklüğünü gösteriyorlardı bize, dilimizin bütün dünyayı vatan kıldığını...
Çocukların provalar sırasında Türkçeyle anlaşmaları kadar birbirlerini kıskanmamaları da etkiledi beni. Rekabetle kirlenmeyen bir yarışma ortamı gördüm kuliste ve "Bu çocuklar sadece dil değil, ahlak eğitimi de almış. ''dedim. "Pakistanlı Ahmet Kaya'' lakabıyla medyada geniş ilgi odağı olan Arsalan Nasaer bir kez daha "çeker giderim" demek için oradaydı. Elenerek finale çıkamamasını "Nasip yoktu, onun için gelmedi birincilik. ''sözleriyle değerlendirdi. "Türk halkı seni neden bu kadar çok sevdi?" sorusuna ise "Onlar Ahmet Kaya'yı sevdikleri için beni sevdiler." karşılığını verdi. Diğer çocuklar da onun gibi. ''Kim kazanırsa kazansın, hepimiz kazanmış sayılırız" sloganını içselleştirmişlerdi. Çünkü öğretmenlerini motive eden, derece almak değil hizmete katkı yapmaktı.
Öğretmenlerin sahne bilgisi yok ama...
Olayın en ilginç yanı, seyircileri hayran bırakan o performanslara, müzik ve dans bilgisi olmayan öğretmenlerin sayesinde ulaşılmasıydı. İmkanlar, her çocuğa profesyonel eğitici tutacak kadar geniş olmadığından hocalar internetten indirdikleri video ve bant kayıtlarını önce kendileri dinleyip öğrenmiş, sonra öğrencilerini bu seviyeye getirmişlerdi. İcrai sanat eylerken uygulayacakları koreografiyi vermek de onların göreviydi. "Bizim sahne deneyimimiz yok." diye mazeret üretmemişler, derslerden arta kalan zamanlarda ve bazen kendi evlerini stüdyo gibi kullanarak öğrencileriyle ter dökmüşlerdi. Azmin ve samimiyetin nelere kadir olduğunun gizli kanıtlarıydılar.
Belki de işin zor yanı yarışmacı çocukların seçimiydi. Hem sesi güzel, şarkı söylemeye istekli hem de Türkçesi iyi olanı bulmak durumundalardı. Doğru şarkıyı belirlemek ise ayrı bir meseleydi. Her ezgi, her gırtlağa uygun olmadığı gibi, anadillerinin Türkçe ile akraba olup olmaması da şarkıyı tespitte rol oynuyordu. Özellikle Türkiye ile kültürel bir geçmişi olmayan Afrikalı çocuklarla çalışmak çok zordu. Buna rağmen dil becerisi yüksek olanlardan sunuculuk yapabilecek denli Türkçeye hakim olanlar çıkmıştı.
Akdeniz yöresinin folklorunu sergileyen ekibin Teksaslı üyesi Sergio Jaimes, ''Türkçeyi seviyorum, öğretmenlerimden dolayı. ''deyince Yunus Emre'nin "Yaratılmışı severim, Yaradan'dan ötürü" sözünü hatırladım. Sadece Sergio değil, konuştuğum tüm çocuklardan edindiğim ortak izlenim, öğretmenlerini sevdikleri için Türkçeyi benimsedikleri oldu. Onlara sınıf geçme endişesinden uzak bir şekilde ailelerinin bir ferdi gibi bağlanmışlardı. Düşündüm de bir başka lisanı Türkçe gibi popüleştirme çabası içine giren bir millet olsa, bizim öğretmenlerimiz gibi ağız dilini gönül diliyle harmanlamadıkça bunu başaramazlardı.
Öğretmeninin anlattığına göre "Gönül Gurbete Varma" adlı şarkıyı seslendiren Tanzanyalı İbrahim Ally Thabid çok problemli bir çocuktu. Normal şartlarda okuldan atılması gerekiyordu. İdare bu kolay yolu seçmedi, nasıl kazanabiliriz diye birçok projede denedi ve sonunda sesinin güzel olduğunu fark edince, onu müzikle rehabilite etti. Önceden notları çok zayıf olan İbrahim, şimdi sınavlarından 70'in üstünde not alır hale gelmişti. Bu sadece bir örnekti. İbrahim gibi uçurumun kenarından döndürülen, Türkçe ile hayatları olumlu yönde değişen niceleri vardı. Türk okullarında kol kanat gerilen çocukların çoğu üniversite eğitimlerini Türkiye'de almak istiyordu. Şurası açıktı: Türkçe birçokları için yoksulluk ve kimsesizlik tünelinin ucunda bir ışıktı.
Zaman muhabiri Ayten Çiftçi'nin yardımlarıyla kuliste geçirdiğim zamanın bende en iz bırakan olayını, Silifke yöresi oyunlarını sergileyen Senegal folklor ekibiyle yaşadım. Ellerinde tahta kaşıklar prova yapıyorlardı. Kaşıklardan çıkan sesle öyle coştum ki, ben de denemek istedim. Fakat bir türlü onlar gibi şakırdatmayı beceremedim. Kangou Diop adlı öğrenci halime acıyıp kaşıkları hangi parmaklarımın arasına yerleştireceğimi bana gösterdi. Düşünebiliyor musunuz, kaşık tutmayı bana bir Senegalli öğretti. Mahcubiyetle karışık bir hayret anıydı. Kongou ile karşılıklı oynamanın zevkine doyamadım.
Şarkının Yıldızları finalinde Türkmenis-tan'dan Ruslan Annamammedov, İbrahim Tatlıses'in 'Gülüm Benim' parçasıyla birinci oldu. Sanatçı bir baba ve ev hanımı bir annenin oğlu olan Ruslan'ın Türkiye'ye ikinci gelişiydi. Şarkı olimpiyatını iki yıl önce de abisi Devran Mamedov kazanmıştı. Bu yüzden kaldığı otelde onu abisi sanıp üçüncü kez yarışmaya katılmasına şaşırmışlardı. Ruslan'ın repertuarında otuz kadar Türkçe parça vardı. İbrahim Tatlıses'i çok beğeniyordu. En büyük hayali onunla aynı sahnede düet yapmaktı. Madalyasını olimpiyatlara hazırlanan herkes adına aldığını belirtiyor ve "Ben Azerbaycanlı veya Iraklı arkadaşım kazanır sanıyordum. Birinci olmama çok şaşırdım. Onlara bu madalya hepimizin, dedim. Bu yarışmanın birincisi yok. Herkes bence birinci oldu. ''diyordu.
'Gönül Yarası' adlı şarkıyla ikinci olan Azerbaycanlı Sema Sultanova, çok sevdiği Mustafa Sandal'ın ona "helal olsun" demesini unutamıyordu. Gönlünde avukatlık mesleği olan Sema, sonuçlar açıklandığında kendisini tebrik eden arkadaşlarını "Sizler de benim gönlümün birincisisiniz. ''diye teselli etmişti. Yarışmada 'Öyle Bir Kara Sevda' şarkısıyla üçüncü olan Endonezyalı Patton Otlivio Latupeirissa da aynı mütevazı tavrı sergiliyordu.
Dilimiz Bütün Dünyayı Vatan Kıldı
SYG başkanı Hidayet Karaca, yakında ekrana gelemeye başlayacak olan iki dizi hakkında bilgi verdi.

Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Sayın Hidayet Karaca, haziran ayının son haftası ekrana gelecek olan ''İki Dünya Arasında'' dizisi ve Ramazan ayı için çekimleri yapılan ''Kendimize Doğru'' dizi setlerini ziyaret etti.
Hidayet Karaca, Haziran'ın son haftası başlayacak olan dizimiz "İki Dünya Arasında" nın setini ziyaret ettik.
Dizinin yapımında görevli arkadaslardan dizi ile ilgili bilgi aldık, dizi için Şile'de tam 8 ev baştan aşağı aslına uygun olarak restore edildi. Öğretmen Selim rolü ile oyuncumuzu yakında çok sık göreceğiz...
Dizimizin çekildiği mahalle: "Fener Mahallesi, mahalle sakinlerinin aile albümlerindeki yüzlerce fotograflardan özel izinlerle derlenen resimler sette kullanıldı...
İki Dünya Arasında dizisinde başrol oyuncularımızdan: "Sahra" rolü ile karşınızda olacak... Setin sevimli çocuk misafirleri de var, son olarak sette kurulan montaj setlerinde ilk kareleri izledik ve tam not verdiğini söyleyerek setten ayrıldı.
Hidayet Karaca, sürpriz ziyaretlerinden birini daha Ramazan ayında yayınlanması düşünülen ''Kendimize Doğru'' dizi setine gerçekleştirdi. Karaca sözlerine şöyle devam etti, bugün çok yakında başlayacak yeni bir dizimizin setini daha ziyaret ettik. Çekimleri de başlayan bu dizi günlük dizi formatında olacak ve Ramazan ayında yayına girecek Dizimizin adı da belli: "Kendimize Doğru".
İki Dünya Arasında
Kendimize Doğru
Ayna’nın Mekke'deki seyahati devam ediyor.

Hz. Muhammed (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir’in Hicret sırasında 3 gün misafir kaldıkları Serv mağarasına gitmek için Serv Dağına tırmanıyoruz. Müşrikler Hz. Muhammed (S.A.V.) ile Hz. Ebubekir’in izlerini sürmüşler ve mağaranın ağzına kadar gelmişlerdi. Ancak mağaranın ağzına yuva yapan güvercin, ve ağlarını ören örümcekten dolayı Peygamber efendimizi ve Hz. Ebubekir’i bulamadan geri dönmüşlerdi. Hz. Muhammed (S.A.V.) Serv mağarasında 3 gün kalır ve ortalık sakinleşince de Medine’ye doğru yola çıkar.

Arafat’a geliyoruz şimdi de. Peygamber Efendimiz Rahmet Dağının eteklerinde vakfeye durmuş ve ümmeti için çok dua etmişti. Zilhiccenin 9. günü yani arife günü Arafat’ta vakfeye durmak haccın rükünlerindendir.
Rahmet Dağına tırmanıyoruz. Cebel-i Rahme yani Rahmet Dağının Hz. Adem'le Havva annemizin dünyada ilk buluştukları yer olduğu ifade ediliyor.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in veda hutbesini verdiği yerdeyiz. Peygamber Efendimiz veda haccında buraya gelmiş ve öğle vaktinde öğle ve ikindi namazlarını cem ederek kıldırmıştı. Ve ardından da veda hutbesini vermişti. 120 bin sahabe gözyaşları içerisinde veda hutbesini dinlemişti.
Müzdelife ile Mekke arasındaki Mina’ya geliyoruz. Burada büyük, orta ve küçük şeytanı temsil eden yerler var. Bayramın 1. Günü hacılar 7 tane taş atarak büyük şeytanı taşlıyorlar. Bayramın 2. ve 3. gününde de her 3 şeytanı taşlıyorlar. Hacıların şeytan taşlama sırasında 3 gün boyunca kaldıkları çadırları da görüyoruz.
Mekke ve Medine ile ilgili çok önemli eserlerin sergilendiği müzedeyiz. 2004 yılında açılan Harameyn-i Şerifeyn Müzesi Mekke'de Hudeybiye yolu üzerinde. Osmanlı döneminden kalma tekerlekli ahşap Kabe merdivenini. 1825 tarihli bu merdiven ecdadımızdan kalan eserlerden sadece bir tanesi.
Kabe örtüsünün dokunduğu ve üzerindeki yazılarının işlendiği bir fabrikayı sizler için ekranlara getiriyoruz. Saf ipek üzerine altın işlemeli örtü 3 aylık bir çalışma sonucu dokunuyor. Mekke'de bulunan Kabe-i Şerif Kisve Fabrikası, yılın 3 ayında çalışıyor ve yalnızca Kabe'nin örtüsünü dokuyor. Örtü, siyah boya ile boyanmış halis ipekten üretiliyor. Örtü üzerindeki yazılar gümüş ve altın kullanılarak el işlemesiyle yazılıyor. 240 kişinin dikiminde çalıştığı Kabe örtüsünün maliyeti 4.5 milyon doları yani yaklaşık 8 milyon lirayı buluyor.
Ayna - Mekke (2) bölümünü Küre TV'den izleyebilirsiniz.
Ayna - Mekke (2) Bölümü
Saim Orhan'ın sunduğu Ayna programı, Mekke bölümünün 2. kısmı ile 9 Haziran Cumartesi günü saat 22:00'da Samanyolu'nda...